ÇILDIRIN
Cimbombom cimbombom
cimbombom cimcombom
Aslanlar sahada tribünler ayakta
90 dakika taraftar arkanda
Sarı kırmızıyla hiç bitmez bu sevda
Şampiyon olunca coşalım çılgınca
Çıldırın çıldırın çıldırın çıldırın
Çıldırın çıldırın cimbom için Çıldırın!!!
Aslanlar sahada tribünler ayakta
90 dakika taraftar arkanda
Sarı kırmızıyla hiç bitmez bu sevda
Şampiyon olunca coşalım çılgınca
Çıldırın çıldırın çıldırın çıldırın
Çıldırın çıldırın cimbom için Çıldırın
BEN SENSİZ YAŞAMAKTANSA
Ben sensiz yaşamaktansa
Ölmeyi tercih ederim
Yemin olsun CİMBOMBOM um
Hayatımsın herşeyimsin
CİMBOMBOM (SERDAR ORTAÇ)
Aslan cimbom kupaların yıldızı
Benim kanım akar sarı kırmızı
Bu taraftar senle gurur duyuyor
Cimbombomu tüm avrupa tanıyor
Çölde gün açar mı
Cimbombomdan kaçar mı
Şampiyonun kralı
Haydi cimbombom
Bu şarkımız dillerde
Cimbombom gönüllerde
Saat 20:45 te
Samiyende
Avrupayı vura vura dize getireceğiz
Kupaların kralısın cimbom
Samiyenin ortasına bayrağı dikeceğiz
Sen gönlümün kralısın cimbom
CİMBOMUN SESİ
Cimbom Galatasaray Galatasaray Şampiyon
Cimbom Galatasaray Şampiyonum Cimbomum
Türkiyenin gururu taraftarın cimbomu
Seni sevdik gönül verdik şanlı GALATASARAY
Golleri attın şampiyon oldun
Durduramaz kimse en büyük sensin diye
Cimbomum yarim sarı kırmızım benim
Dün seninle yarışan bu gün herkes perişan
Cimbom Galatasaray Galatasaray Şampiyon
Cimbom Galatasaray Şampiyonum Cimbomum
Türkiyenin gururu taraftarın cimbomu
Seni sevdik gönül verdik şanlı GALATASARAY
Golleri attın şampiyon oldun
Durduramaz kimse en büyük sensin diye
Cimbomum yarim sarı kırmızım benim
Dün seninle yarışan bu gün herkes perişan
Cimbom Galatasaray Galatasaray Şampiyon
Cimbom Galatasaray Şampiyonum Cimbomum
GERÇEKLERİ TARİH YAZAR
Dört sene üst üste şampiyon olduk
Avrupanın kralı olduk
Gercekleri tarih yazar
Tarihi de Galatasaray
ne beşiktaş ne fener nede trabzon
Bu sene sensin şampiyon
haydi bastır haydi bastır hadi bastır galatasaray
ölümüne ölümüne ölümüne galatasaray
5 Haziran 2008 Perşembe
UNUTULMAZ EFSANELERİMİZ
Taçsız ve Tek KralMetin Oktay "Adın tarihe geçer ama kimliğin nerde hani?" Bertolt Brecht"Yumuşacık, yusyuvarlak... Hareketli... Ele-avuca sığmaz... Zıp zıp zıplar, yerinde durmaz. Onunla ilk tanıştığım gün, ayakkabısının bağlarını bile kendi bağlayamayan, yürümeyi yeni yeni öğrenmiş minicik bir çocuktum... 'Sen de nereden çıktın?' der gibi vurdum ona... O ilk vuruşla birlikte, yolum da değişti, hayatımda. (...) Çaresiz, kader bağlamıştı bizi... Ondan ayrılamıyordum... Benim en iyi arkadaşım olmuştu." Metin Oktay meşin yuvarlakla bir yaşam boyu süren ilişkisini bu benzersiz satırlarla anlatıyor. Galatasaray kimlik ve ruhunun yaratılmasında Leblebi Mehmet, Aslan Nihat, Berlin Panteri Turgay Şeren, Eşfak Aykaç, Baba Gündüz, Coşkun Özarı ve adını sayamadığımız nice futbolcunun yanında Metin Oktay'ın apayrı bir yeri vardır. Yarım yüzyıldır süren Metin Oktay efsanesinin canlı tutulması amacıyla üzerimize düşen görevi yerine getirmeye çalıştık. Galatasaraylılık Ruhu ve Metin OktayAli Kırca'nın dediği gibi,"Galatasaraylılık ruhu, yalnızca Galatasaray'a ait bir kimlik tanımıydı." Spor yazarlığında bir duayen olarak gördüğüm eski Fenerbahçeli futbolcu Halit Deringör de yazılarından birinde Galatasaray'ın bu özelliğine değinmişti: "(...) Ama Galatasaray'da paradan da kuvvetli olan bir şey var. O da Galatasaraylılık ruhu." 1961 yılının yazı benim için tam bir kabusa dönüşmüştü. Ligi 36 golle kral olarak bitiren Metin, İtalya'nın Palermo takımına transfer olmuştu. İnanmak istemiyordum ama gerçekti, Metin gidiyordu. Ayrılık acısı daha o gitmeden çocuk kalbime çökmüş, sanki Galatasaray'a küsmüştüm. Futbolla bütün bağımı koparacaktım nerdeyse. Sonra gerçekten, başımı iki elimin arasına alarak düşündüm, düşündüm. Evet Metin ilahımdı ama Galatasaray'a olan sevgim daha büyüktü ve bu sevgi acımı hafifletecekti. Artık Metin'i gazetelerdeki haber ve fotoğraflarından izliyor, özlemimi bir nebze olsun dindirmeye çalışıyordum. Mithatpaşa'nın Bir Gecelik TribünleriBelleğim beni yanıltmıyorsa, 1962'nin Şubat ayıydı (Daha sonra, doğru ayın nisan olduğunu Sayın Servet Oktay ve Rıfat Pala'nın bana hediye ettikleri "Top ve Ben" adlı kitaptan öğrendim). Bir mucize gerçekleşiyor ve Palermo Galatasaray'la bir dostluk maçı oynamak için İstanbul'a geliyordu. Aylarda yanılabilirim ama maçın bir salı gecesi oynandığına eminim. Salı sabahı okul yolunda Mithat Paşa'nın önünden geçerken bayrakları görmüş ve içim içime sığmamıştı. Bu maça mutlaka gitmeliydim ve Metin'imi seyretmeliydim. Ama bir problem vardı. O dönemde gece maçlarına yalnız gitmeme izin yoktu. Babam da Anadolu'da görevde olduğundan Liseli dayımı (Boru Zeki-1244) razı etmek ve birlikte maça gitmek tek çözüm olarak görünüyordu. O gün ders mi dinledim yoksa saatleri mi saydım, hiç bilmiyorum. Okulun bitiş saati 16'da fırladım ve olabildiğince çabuk eve geldim (Bu arada "Hastane" durağının oldukça kalabalık olduğunu da gözlemiştim). Bereket dayım evdeydi ve teklifimi yineletmedi. O da Metin'i özlemişti. Ama bir sorun daha vardı. Sağolsun dayım biraz ağırkanlıydı. Maç saat 20'deydi. Bütün 'hadilemelerime' karşın evden ancak saat 19'da çıkabildik. Kapalı tribünün önüne geldiğimizde tüm kapıların kapalı olduğunu ve hatırı sayılır bir taraftar grubunun, ana demir kapıyı kırmaya çalıştığını endişeyle gördüm. İstanbul sanki bir sel olmuş ve Metin sevgisiyle 'Stadyum'a akmıştı. Alt tarafı özel bir karşılaşma, bir dostluk maçıydı. Ama işin içine Metin Oktay faktörü girmişti. Bu arada duyduğum endişe, tabi ki kapının kırılacağı değil, kırılamayıp bizim dışarda kalacağımız yönündeydi. Doğal olarak kapı kırılamadı ve biz son bir umutla şimdiki yeni açık tarafına gittik. O tarihte zannediyorum yeni açığın inşaatına yeni başlanmıştı ve 'Gazhane' tarafındaki tepeden sahanın tümü görünüyordu. Karanlıkta hemen bir imece çalışması gerçekleştirildi. İnşaatta kullanılan bidonlar belli bir mesafe uzaklığında, kayalarla desteklenerek sabitlendi ve her iki bidon arasına olabildiğince sağlam iki kalas yerleştirilerek, yeni açığın üst gecekondu tribünleri tamamlanmış oldu. Her 'mini tribün' yaklaşık 8 kişiyi taşıyordu ve bunların sayısı tahminen 50'lere ulaşıyordu. "Sayı yap Metin, sayı yap"Takımlar sahaya çıkmıştı ve ortalık "Metin, Metin" sesleriyle inliyordu. Metin Galatasaray formasını yeniden giymişti. "Sayı yap Metin, sayı yap" tezahüratına sallanan kalasların üzerinden biz de katılıyor ve bu arada istenmeyen kazalar da oluyordu. Ama ne gam. Metin oradaydı ve biz onu bağrımıza basıyorduk. Metin, eski Metin değildi. Goller kaçırıyor ve üzerindeki durgunluğu atamıyordu. Devreyi 1-0 yenik kapadık. İkinci devre iş çığrından çıkmış, maç tam bir final maçına dönüşmüştü. Tüm takım Metin için oynuyor, ona bir galibiyet armağan etmek istiyordu. Önce beraberlik, sonra da Beşiktaşlı büyük futbolcu Baba Recep'in (Recep Adanır) unutulmaz frikik golü geldi. O gece, statdaki tüm seyirci (stat dışındaki bizler de!) ve oyuncular görevimizi yerine getirmiş ve Metin'i mahçup etmemiştik. "Sevginin Adı" Ahmet Çakır, Galatasaray Spor Kulübü'nün tarihini anlatan kitabının önsözünde şöyle diyor: "Söylemeden edemeyeceğim başka bir nokta daha var. 'Bu kitabı niçin yazdın, tek sözcükle yanıtlar mısın?' gibi bir soruyla karşılaşsaydım, hemen şunu söylerdim: 'Sevgi'. Evet, bu kitap sevginin kitabıdır. Hatta kaybetmiş olduğunuz bir sevgiliyi yeniden yaşatmak istemenin kitabıdır. O sevgili de, Metin Oktay'dır. Çakır'ın yüreğinin derinliklerinden fışkırıyor bu satırlar. NEDEN? Ali Kırca, "Bugünlerde durup dururken Metin Oktay'ı özlemenin bir anlamı olabilir mi? Ben özlüyorum. Artistik gollerini, vole çakarken havada asılı duran fotoğrafını, kralken taşıdığı asaletini, zaferlerin bozamadığı ferasetini, yenilgilerin yıkamadığı metanetini ve renklerine sadakatini özlüyorum" diyor. NEDEN? Göztepe'nin unutulmaz "bombacı"sı Halil Kiraz: "Metin Oktay'ın gollerini, futbolculuğunu anlatmakla bitiremezsin. Bunun yanında da altın gibi kalbi olan insandı. Yanına gittiğimizde, yanımızda yüzü kızararak oturan bir abimizdi. (...) O gün baktım, karşımda artistler kadar yakışıklı, dev gibi bir abimiz var. İşte dedim, insan futbolcu olacaksa böyle olmalı" diyor. NEDEN? Nebil Özgentürk'ün hazırladığı 'Bir Yudum İnsan' belgeselinde yeni kuşağın sahada izleyemediği 'Berlin Panteri' Kaptan Turgay Şeren gözleri dolu dolu ve alt dudağı duyduğu büyük üzüntünün etkisiyle titreyerek şu cümleleri sarf ediyor: "Bana tekrar tekrar Metin Oktay'ı hatırlattınız. Teşekkür ederim." Kaptan'ı böylesine aşırı duygusallığa iten nedir? Memet Fuat'ın kaleminden Metin'in askerlikten erken terhis edilmesinden dolayı (!) tutuklanıp Toptaşı Cezaevi'ne konulmasından sonra kendiliğinden oluşan yürüyüşü öğreniyoruz: "Bir haber dolaştı: Metin Oktay Toptaşı Cezaevi'ndeymiş. Hep birlikte onu görmeye gidecekmişiz. Arabalı vapur iskeleye yanaşınca bağrış çığrış çıkıp çarşının içinden Ahmediye'ye doğru başladık yürümeye. Bayağı bir gösteri yürüyüşü. (...) Bu kez pencerelerden sarkıyor insanlar. Onların ilgilendiklerini görünce büsbütün şımarıp inletiyoruz ortalığı. 'Meetin!...Meetin!... Toptaşı Cezaevi'ne ulaştığımızda sokaklara zor sığıyoruz." Bu NASIL bir sevgi? "Her şeyden önce olgun ve efendi bir insan"Bence bu sevginin temelini Abdi İpekçi, Metin'in jübilesinden sonra kaleme aldığı şu satırlarda özlü bir biçimde açıklıyor: "Ama Metin futbol sahalarından çekildikten sonra ona karşı olan sempatimin temellerini arayınca ne onu, ne de bunu buluyorum karşımda. Şimdi Metin deyince, yaptığı işi en iyi şekilde, kendi kuşağının en başarılı adamı olarak yapmış olan gene de şöhretin doruklarında şımarmamış, gurur yüzünden zirveden uçuruma yuvarlanmamış bir insan geliyor aklıma...Metin deyince, en yüksekte olduğu zaman bile çevresine saygıda kusur etmeyen, şöhretini günlük hayatında ucuz bir koz gibi kullanmaya tenezzül etmemiş olgun bir insan geliyor aklıma...Metin'i her zaman büyük bir futbolcu, büyük bir Galatasaraylı olarak tanıyorum ve tanıyacağım. Ama Metin benim gözümde hepsinden önce olgun ve efendi bir insan değer sahibidir. Bunu söyler-ken, futbolu, Galatasaray'ı ve Metin'i seven herkesin benimle aynı fikirde olduğuna kesin olarak inanıyorum." * * *Servet Oktay: "En Zayıf Yönü Galatasaray'dı"Senegal maçından bir gün önce Nebil Özgentürk'ten edindiğimiz numarayı tuşluyoruz Servet Oktay'la konuşmak için. Kendisiyle bir söyleşi yapmak istediğimizi söylüyoruz. İki gün içinde İzmir'e gideceğinden bize zaman ayıramayacağını belirtiyor. O zaman Metin Oktay sevgisinin verdiği güçle, Servet Hanım'ı bir duygu bombardımanına tutuyoruz. İçten olduğumuzu anlıyor ve Senegal maçının bitiminden sonrasına randevulaşıyoruz. Gün uğurlu bir gün. Senegali yenip, yarı finale çıkıyoruz. Sokaklar sevinç gösterileriyle çalkalanıyor ama biz görevdeyiz ve Kral'ın evine gidiyoruz. Artık Kralımızın evindeyiz ve söyleşimize başlıyoruz. Söyleşimize daha sonra üvey oğlu Rıfat Pala ve aile dostları da Aydın Aksan da katılıyor. Metin Oktay'la bizim yaşadığımız ilişki, bir taraftar futbolcu ilişkisi; karşılıklı sevgiye dayanan bir ilişki. Biz Metin Oktay'ı çok sevdik. Siz en yakını olarak bu konuya nasıl yaklaşıyorsunuz?Bunun böyle olması çok doğal. Metin olağanüstü, bambaşka bir insandı. Derdini kimseye açmayan Galatasaray tutkunu bir insandı. O dönemde futbolcular arasında öyle güzel arkadaşlıklar vardı ki. Ve onlar bugüne göre yokluk içinde futbol oynuyorlardı. Ben çok iyi hatırlıyorum, ayakkabılarını zeytinyağına yatırırdık, yumuşasın diye; yoksa ayakları yara içinde kalıyordu. O zamanlar öyle Avrupa'dan malzeme, ayakkabı getirmek diye bir şey yoktu. Peki Servet hanım siz N. Özgentürk'ün programında şöyle bir cümle sarf ettiniz:"Metin benim dostum, sevdiğim adam ve kocamdı; hiçbir kadın benim kadar mutlu olamadı." Bence bir kadının böyle hissetmesi çok önemli.Evet, ben hep böyle düşündüm. Hatta derler ki, evlilik sevgiyi öldürür. Bu doğru değil. Dikkat edin aşk demiyorum, zaten aşk geçicidir. O zaman sıradışı yıllar geçirdiniz. Söz konusu olan sıradışı bir bağ.Metin çevresine pozitif enerji salan bir insandı. Karısı olarak bana, fazlasını verdi ki böylesine mutlu oldum. Futbol, Metin Oktay'ın dünyasıydı. Daha önce de söylemiştiniz.Evet, hep futbol, futbol. Futbolu bıraktıktan sonra bir süre yöneticilik yaptı, teknik adam olarak çalıştı...Mutlu olamadı. Bir ara İngiltere'ye oğlumuzun yanına gittik. Her hafta sonu İskoçya'ya giderdik. Gazetecilerin de olduğu bir ortamda Metin'in Türkiye'de çok sevilen eski bir futbolcu olduğu öğreniliyor ve bir penaltı turnuvası düzenleniyor. Metin on penaltının dokuzunu gole çevirince, "Böyle bir stil görmedik, bu senin doğan da var" diyorlar çevresindekiler. Sürekli futbol oynamak istiyordu değil mi?Evet. Örneğin, bir yere giderken üç beş çocuk görürdü futbol oynayan. Oyunları bitinceye kadar izlerdi onları. "Ah! Şimdi çocuk olsaydım" derdi. Biraz eskilere dönelim. Galatasaray'da oynarken bir İzmirspor olayı var. Büyük bir para teklif ediliyor Metin'e İzmirspor'da oynaması için. Bir iki dakika içinde geri çeviriyor bu teklifi. Olayın tanıkları da var. Yönetici Rüçhan Atlı ve Turgay Şeren gibi. Size bu konudan söz etti mi?Bu olaydan hiç konuşmadık. Ama ben biliyorum Metin'in para için oynamayacağını, onu Galatasaray'dan hiçbir şeyin koparamayacağını. Her zaman söylerdi, birinci karım Galatasaray diye. Bir de Metin sahada çok mutlu oluyordu. Ben de onu mutlu görünce daha mutlu oluyordum. Bir de 45 günlük bir cezaevi olayı var. Çok üzülmüş ve kırılmış bu olaya, haklı olarak.Dönemin Galatasaraylı bir milletvekili Metin'e maçlar için izin almış. "Bir şey olmaz, sen oyna ben izin alırım" demiş. 1960 ihtilali olunca bir binbaşı olayı takip ediyor ve Metin eksik askerlik yapmaktan tutuklanıyor. Ama inanın orada bile mutlu olabildi. Yeni arkadaşlıklar kurdu. Bazı haksızlıklara tanık oldu orada. "Orası benim için bir tecrübe oldu" derdi. Cezaevindeki dostlarını hiç unutmamış, ziyaretlerine gitmiş ve gerektiğinde yardımlarına koşmuş.Kime yapmadı ki. Haklısınız kime yapmadı ki. Asıl mesele de bu zaten.Kalp krizi geçirdi doktor istirahat verdi. Ben de alışverişe gitmiştim. Metin balkonda oturuyor, yağmur da çok şiddetli yağıyor. Karşıda bir kadın. Ama çok yoksul, halinden belli. Metin giymiş üzerine yağmurluğunu, arabayı çıkarmış, kadını evine kadar götürmüş. Eve geldim, Metin yok. Çılgına döndüm. "Bir şey olmaz, korkma. O kadın zavallı hasta biriydi" dedi. Taraftarı, seyirciyi bu denli kendine bağlayan başka bir futbolcu var mıdır?..1969'un Temmuz ayında futbolu bıraktı. O ana dek hep manşetlerdeydi. Hep göz önündeydi. Demek ki, çok seviliyordu. İnsan gibi insandı. Birçok futbolcu gelip geçiyor, birçok futbolcu insanın gönlünde taht kuruyor. Son yıllardan örnek vermek gerekirse, Galatasaray seyircisi Hagi'yi de çok sevdi.O zamanlar Kadıköy Belediye Başkanı Galatasaraylı'ydı. Fenerlilerin de takımlarına ne kadar düşkün olduklarını hepimiz biliriz. Ve Fenerbahçe Parkı'na Metin'in heykelini dikmesine izin vermişler. Hala orada Metin Oktay'ın heykeli vardır. Heykelin dikilmesinden dolayı, o zamanki Fenerbahçeli yöneticiler "Şeref duyarız" demişler. Herkes seviyordu Metin'i. Bambaşka bir şey bu. Geçen sene Galatasaray kapalısında, 10 numaralı iki dev forma dalgalandı. Biri Metin Oktay'ın, biri de Hagi'nindi. Evet bu beni son derece mutlu etti. Galatasaray taraftarının böyle bir şey yapması. Metin, insanları çok severdi. Onun hatırlanmasını istiyorum. Metin'le evlendim ve hamile kaldım. Kızımız erken doğumdan öldü. Ben 100 kilo oldum. Ve biz bir sene boyunca ne bir sinemaya ne de bir gezmeye gittik. Ve bana "Sen artık çocuk doğurma, bu kadar sıkıntı çekme. Çünkü Rıfat'ı bizim çocuğumuz olmasa da, kendi çocuğum gibi görüyorum" dedi. Her erkek bunu yapmaz. Düşünün artık o sevecenliği. Metin bizim ilahımızdı. İlahların zayıf yönleri olmaz ya da tek zayıf yanları olur. Aşil'in topuğu gibi. Metin Oktay'ın en zayıf yönü neresiydi?Metin'in en zayıf yönü Galatasaray'dı. Galatasaray'a karşı çok zayıftı. Rıfat Pala: Metin Oktay hiçbir zaman profesyonel olamadı, hep amatör oldu. Paraya asla önem vermezdi. Peki Rıfat Bey, siz Metin Oktay'la bir baba oğul ya da ağabey kardeş ilişkisi yaşadınız. Metin Oktay'ı tanımlar mısınız?Bence dünyanın en iyi insanıydı. Yüreğinde inanılmaz bir sevgi ve saygıyı taşıyordu. Ve her şeyden önce paylaşmayı çok iyi bilir ve bir de güzeli severdi. Maneviyata çok önem verirdi. Bunları iyi biliyorum çünkü 30 yıl aynı evde yaşadık. Servet Oktay: Bir gün Kilyos'ta kamp yapıyorlardı. Metin aradı ve "Servet gel, özledim sizi" dedi. Annemle birlikte Kilyos'a gittik ve Metin yanımıza gelerek "Servet, bir şey söyleyeceğim. Ben futbolu bırakıyorum" dedi. "Hayırlı olsun" dedim ama çok üzüldüm. Ertesi gün kapımıza gelen gazeteleri elime alıp, 'Metin futbolu bırakıyor' başlıklarını görünce, ağlamaya başladım. Ve o duygu seli jübilesine kadar devam etti. Rıfat Pala: Onu rahmetli Figo yetiştirmiş. Eskiden Karşıyaka'da antrenman yaparlarmış. Antrenmandan sonra Figo bisikletle Metin koşarak dönerlermiş. Metin Oktay tüm yaşamında parayı daima ikinci planda tuttu. İzmir'de Haldun abimizle birlikte paraya sıkışıyorlar ve bir senet kırdırıyorlar. Yanımızda bir kesekağıdı dolusu para, Kordon'da bir şeyler içmeye gittik. Adamın biri yanımıza geldi ve Metin'in kulağına bir şeyler söyledi. Bu çıkardı bütün parayı adama verdi. "Ya ne yaptın?" dedim. "Olsun oğlum, onun paraya benden daha çok ihtiyacı var" dedi. Servet Oktay: Rıfat ile birgün bir simitçi görmüşler. Ağlıyormuş simitçi. "Simit tablamı aldılar, ben şimdi patrona ne söyleyeceğim" diye. Ne kadar simit? Şu kadar. Cebindeki bütün parayı simitçiye veriyor. "Rıfat senin cebinde ne kadar var?" diyor ve Rıfat'ın cebindeki tüm parayı da simitçiye veriyor. Aydın Aksan: İzmir'de işlettiği "Gol Pub" adında bir yer vardı. Bir gün birlikte oraya gidip bir haftalık hasılatı aldık. Ben bir günlük hasılatı Metin abiye verdim, altı günlük hasılatı da arabamın torpido gözüne koydum. Göz de açılmıyor. Yani istese de açamaz. Çünkü biliyorum altı günlük hasılatı dağıtacak. "Metin abi seni bir bara götüreceğim çok beğeneceksin" dedim. O sırada bir arkadaş geldi ve "Karşısı tenis kulübü, oraya gidelim" dedi. Kulüp'te de düğün varmış. "Metin Oktay gelmiş" diyen yanımıza geliyor ve imza istiyor. Yanımızda kağıt yok. Metin abi o zamanın en büyük parası olan 10 bin liraları imzalıyor ve dağıtıyor. Gelenler hem imzayı, hem de parayı alıyorlar. Kuyruk da uzadıkça uzuyor. Bir süre sonra Metin abı bana döndü ve "Para bitti, efendi" dedi. Ben de kendisine yüz ve beş yüz liralıklar verdim. Bana doğru eğildi ve "Efendi, ayıp olmaz mı?" dedi. "Abi önemli olan senin imzan" dedim. Kuyruk da böylece daha tenhalaştı. Gerçekten ilginç bir anı. Son olarak, Metin Oktay'ın krallık tacı size geri döndü mü?Sevet Oktay: Dönmedi ve bu konuda bir şey söylemek istemiyorum. Kendi kaleminden "Sahadaki Metin"(...) Maça çıkarken, büyük bir gerilim içersine girerdim. Tünelden sahaya çıkıncaya kadar kimseyle konuşmazdım. Kendime göre bir ibadetim vardı. Kendime göre inançlarım vardı.Bu gerilim sahaya çıkınca biterdi. Çünkü artık orada seyircimle bütünleşirdim. Onlar beni iyi tanırlardı. Onlar benim sevgilim, ben de onların sevgilisiydim. Penaltı kaçırsam da, gol atamasam da, beni yalnız bırakmazlardı. Hep yanımda, hep beynimde olurlardı. O seyircide, o sevgililerde Metin Oktay olarak büyük kredim vardı.Sahanın herhangi bir yerinde topu ayağıma aldığım zaman, düşünce olarak hazır olduğum için, kimin nerede durduğunu, kimin kaçtığını, kimin kaçacağını bilir, görürdüm. Top bana gelmeden önce veya geldiği zaman ne yapacağımı düşündüğüm için, pas hatalarım azalırdı. Şuna inanmıştım: Bir futbolcu sahaya çıktığında ya gol pası atmalı ya da gol atmalıydı. Her pasın gole götüren bir değeri bulunmalıydı. Kendimi düşünce olarak buna hazırlardım. Maçı sahadan önce, beynimde oynamaya çalışırdım. Oyunda doğabilecek pozisyonları, bu durumlarda benim ne yapmam gerektiğini düşünürdüm. Devamlı araştırdığım için, hem takım arkadaşlarımın, hem rakip oyuncuların karakterlerini bilirdim.* * * Hani Arayacaktın Metin AğabeyTarık Öcal Tarih 13 Eylül 1991. Yer Ortaköy Ziya Restoran. Saat geceyarısına yaklaşıyor. Tarık Öcal ve arkadaşları mutlu bir rastlantı sonucu Metin Oktay'la son hasbıallerini yapıyorlar ve ortaya 14 Eylül'de Cumhuriyet Gazetesi'nde yayınlanan nefis yazı çıkıyor. Biz de bu unutulmaz yazıyı bilenlerin hatırlaması, bilmeyenlerin ve genç kuşakların ise tekrar tekrar okuması için yeniden yayınlıyoruz. Uğursuz 12 Eylül'ün, 13'e bağlandığı saatlerde, piyanist arkadaşım Pepe ile Ziya Restoran'ın aşağı barında Sonbahar yalnızlığını çorba içerek yaşarken sanki barda ceketini unutmuş bir tavır ile Arda Uskan içeri girdi. Ortalığı toplayan komilere torpil geçip kendisine bir rakı ısmarladı. Kara mizah sohbet sürerken, birden bir ışığın düştüğünü hissettik. Sessiz sedasız yanımıza gelip, içkisini yudumlayan adam Metin Oktay'dı. Birdenbire benim ve Arda'nın hatta Rossi'yi de futbolcudan saymayan Pepe'nin gözlerinde ışıklar parladı. Alın size nostaljinin Allah'ı. Otuz yıldır barlarda restoranlarda gitar çalarak geçiririm hayatımı. Kimin ne kadar alkollü olduğunu ben bilmezsem kim bilir? Metin Oktay yanımızdaydı. Raporlar ne derse desin, biz üçümüz kişiliğimizi koyarak söyleyebiliriz ki Metin Oktay önceki gece içkiliydi, ama sarhoş değildi. On bir yıl önce 12 Eylül gecesi, bütün Türkiye sarhoş muydu sanki? Bizler sanattan konuşuyorduk ya. Onun da gözlerimle seyrettiğim birçok golünün bir sanat eseri olduğunu söyledim. 1960'taki efsanevi maçta İskoçya'ya attığı golü, İstanbul'da bir AKG maçında iki taraftan iki kişi koluna girdiği halde, arkası kaleye dönükken, 90'a taktığı golü anlattım. Ve bunların sırrını sordum. "Ellerini uzat" dedi. İki elimi uzattım. Avuçlarım yere dönüktü. O da ellerini avucuna aldı. "Şimdi" dedi, "İstediğin elini çek ben yakalayacağım." Ellerimi, Metin Oktay'ın avucundan kurtaramadım. "İşte" dedi, "bu reflekstir bana o golleri attıran." Sonra ben de ona parmaklarımla bir gitarcı numarası yaptım. Benim ona şaşırdığım gibi o da benim tek elle alkış sesi çıkarmama bayıldı."Bunlar işin fizik tarafı" deyip Nazım Hikmet'ten bir şiir okudu. Hiçbirimiz ummazdık. Tabii ummamak, bizim suçumuz. "İşte bu şiiri bilmeyen ne top oynar, ne gitar çalar, işin özü bu kardeşim" deyip boynuma sarıldı. Meğer biz futbolculara nasıl bakarsak onlar da biz müzisyenlere öyle bakarmış, Ne çok ortak noktamız varmış oysa ki. Kartımı istedi. "Yarın seni arayacağım" dedi. Öpüşerek ayrıldık. Gitme vakti gelmişti. Yorgunduk. Metin Oktay'ı, yarım kalmış içkisiyle barda bırakıp Arda, Pepe ve ben çekip gittik. Sabah telefon çaldı. Metin Ağabey diye açtım. Pepe'ydi. Pepe'nin güzel sesinden ilk defa nefret ettim. Metin Oktay'ın ölümünü haber veriyordu. Senin karşında son golü yiyen kaleci olmak isterdim, Metin ağabey, ama son öptüğün insan oldum. Ben yine telefonunu bekliyorum. Sen aramazsan ben nasıl olsa arayacağım. * * * 45'lik Plakta Ağları Yırtanİzzeddin Çalışlar1971 - 72 sezonunda Galatasaray şampiyon olduğunda muhtemelen kimse "merchandising" ya da "promosyon" sözcüklerini duymamıştı. Buna rağmen, üstüste ikinci kez gelen şampiyonluğu kulübe gelir getirecek bir şekilde kullanmayı düşünen yönetim bir plak çıkarmayı düşündü. Henüz ne CD ne kaset olmadığından 33'lük ve 45'lik plaklar elden ele dolaşıyor, herkesin evinde hatta kimilerinin otomobilinde bile pikap bulunuyordu. Maçlar sadece radyodan anlatıldığı için de hiç bir maçın kaydı olmuyordu. O zamanlar henüz ne düzenli televizyon yayını ne de video vardı. Geçtiğimiz ay boyunca Dünya Kupası yayınlarında sesini tekrar duyduğumuz TRT'nin gür sesli spikeri Orhan Ayhan'la anlaşıldı ve plağı doldurmak üzere iki maçı sanki o an oynanıyormuş gibi anlatması istendi. Plağı doldurabilmek için bir yüzüne Galatasaray marşı kaydedildi, öteki yüzüne de iki maçtan üç gol anı. Bu iki maçtan biri Metin Oktay'ın her fırsatta dile getirilen ağları yırtan golü attığı maçtı. Plak, golü aynen şöyle anlatıyor: "Yıl 1959. 10 Haziran Çarşamba günü. Mithatpaşa'da öyle bir maç var ki sormayın. Galatasaray, Fenerbahçe'den şampiyonluk koparmak için sahaya çıkıyor. Favori ise Fenerbahçe! Sarı kırmızılı takımın kuruluşu şöyle: Tur**** Saim, İsmail, Ahmet, Ergun Dursun, İsfendiyar, Suat, Metin, Nuri, Mete. Galatasaray tam takım, Fenerbahçe de aynı şekilde. Maç zaman zaman ortalarda, zaman zaman da Galatasaray ceza sahası dışında cereyan ediyor. Fenerbahçe bastırmıyor değil, fakat Galatasaray da şu ana kadar gol yemiş vaziyette değil. 38. dakika doldu. 39.'ya girmek üzereyiz. Oyun çok rahat, ortalarda. Oyun bir anda yavaşladı. Nuri aldı, Niyazi'yle şöyle hafifçe birbirlerine bir omuz attılar. Nuri aldı topu, sol taraftan Metin'e doğru geçirdi. Niyazi hakeme işaret ediyor Markoviç'e, Yugoslav Markoviç'e işaret etti. 'Faul var' diyor. Hakem 'Oynayın' diyor, 'Devam'... Nuri'nin topu süzülüyor Metin'e doğru. Metin sol taraftan aldı. Kapalı tribünlerin önünden kayıyor, kayıyor. Tam çizgiye doğru paralel iniyor. Sol taraftan indi aşağıya doğru. Deniz tarafındaki kaleye doğru gidiyor Metin. Tehlikeli olabilir mi henüz belli değil. Osman üstüne çıktı. Bastı topa, çekti Osman'ı. Arkadan Naci yetişiyor. Kafasını kaldırdı Metin, çapraza baktı. Kalede Özcan var. Vurdu Metin, kaleye doğru gidiyor. Goool. Gooooooool. Metiiiiin. 1 - 0... Fenerbahçe: 0 Galatasaray: 1. Umulmadık anda umulmadık bir gol. Fenerbahçeliler 'Top avuta çıktı' diye itiraz ediyorlar. Ağları yırttı geçti top! Özcan şaşkın, taraftarlar şaşkın ama Galatasaray 1 - 0 galip durumda." Plak, burada bir müzik arası veriyor ve 1972 yılının en önemli maçına bağlanıyor: "Ne olduysa Giresun'da oldu. Bitti gözüyle bakılan lig, şampiyon adayı Galatasaray'ın 1 - 0 mağlubiyetiyle adeta yeniden başladı. Sarı kırmızılı çocuklara bugünkü maçta çok önemli görev düşüyor. Boluspor'u muhakkak yenmek zorundalar. Galatasaray, Nihat, Ekrem, Aydın, Muzaffer, Tuncay, Bülent, Metin, Ayhan, Gökmen, Mehmet, Uğur tertibinde ve Galatasaray takımı Boluspor karşısında ezici bir baskıyla oyunu götürüyor. 8. dakikaya geliyoruz. Ceza sahası içinde bütün Bolusporlu futbolcular durmuş vaziyetteler. Vedat aldı, ceza sahasının dışına doğru çıkardı topu. Kaptı Uğur. Birdenbire kaptı. Dışarı dışarı çekti. Tam çizginin yanında. Bahri kendisine doğru geliyor. Bastı çalımı, geçti Uğur. Kaptan ceza sahasına doğru paralel iniyor. Ortasını yapmak üzere soluna aldı. çevirdi topu birdenbire yaptı ortasını. Gökmen gerilerden koşuyor havalandı. Lütfü'yle beraber kafaya çıktılar. Kaleci Talip direğin diğer yanında. Vurdu Gökmen kafayı, ters taraftan gidiyor. Gooool. Galatasaray 1 - 0 galip durumda". Yine bir müzik arası ve tekrar aynı maça dönüyoruz: "Galatasaray yeni goller arıyor. Top şimdi Mehmet'te. Mehmet aldı, orta çizgiyi biraz geçti. Taç çizgisinin hemen içersinde. Kaydı kaydı Bülent'i gördü. Bülent aldı abisinden topu. İçeri doğru giriyor. İki çalım attıktan sonra, Gökmen'e verdi. Gökmen ceza sahasının bir iki metre dışında duruyor. Kendisine gelen topu şöyle bir tarttı. Birdenbire döndü. Ters tarafa vurmak üzere topu. Vurdu. Zımba gibi bir gol. Gooool. Son yılların en büyük golünü attı Gökmen. Ve böylece Galatasaray geçen seneden bu yana ikinci kez yine şampiyon. Galatasaray üstüsüte 2. kez şampiyon. şampiyon Galatasaray". Plak böylece bitiyor. O yıl bu 45'liği dinleyip bu heyecanlı anları yaşayanlar ertesi yıl Brian Birch yönetiminde Galatasaray'ın üçüncü kez şampiyon olacağını bilmiyorlar doğal olarak. Kaptan Uğur'un son sezonunda, takımda Nihat yerine Yasin'in, Mehmet'e "Büyük" sıfatını kazandıracak "Küçük" Mehmet'in de takviyesiyle Cim Bom yine şampiyon oldu ama plağın yenisi çıkmadı... * * * Özyaşam Öyküsü2 Şubat 1936'da İzmir'de (Karşıyaka-Çiftefırınlar) doğdu.Karşıyaka Soğukkuyu İlkokulu, Alsancak İlkokulu, İnönü Lisesi ve Mithatpaşa Erkek Sanat Enstitüsü'nde (Mobilya bölümü) okudu. 15 yaşında Damlacık Kulübü'nde 8 numaralı formayı (8 numaralı forma çok sevdiği Sait Altınordu'nun forma numarasıydı) giyerek futbola başladı.***** Suvari'nin futbolcu-antrenör olarak görev yaptığı Yün Mensucat'a transfer oldu ve yeni forması altında 14 gol attı ve Genç Milli Takım aday kadrosuna çağrıldı.11 Nisan 1954'te Belçika maçında ilk kez milli oldu ve 4-0 kazanılan maçın 2 golünü attı.Aynı yıl İzmirspor'a transfer oldu ve bu forma altında 17 gol atarak gol kralı oldu. İzmirspor da Mahalli Lig'i şampiyon bitirdi. 1955'te 19 yaşında Galatasaray'a transfer oldu. Galatasaray formasıyla ilk kez (28 Ağustos 1955) Beyoğluspor'a karşı oynadı ve ilk golünü attı. 1956 yılının Şubat ayında Millilerimiz Macarları 3-1 yenerken, 2 golü Lefter 1 golü Metin attı. 29 Ocak 1959'da İzmir'de Oya Sarı ile evlendi. 10 Haziran 1959'da Fenerbahçe ile oynanan Türkiye Ligi finalinin ilk maçının 37. dakikasında rakip kaleye ünlü "ağları yırtan gol"ünü attı.22 Haziran 1959'da babasını yitirdi.Transfer döneminde İzmirspor'un o gün için çok büyük bir tutar olan 300.000 TL'lik transfer teklifini reddederek çok sevdiği kulübünde kaldı ve bu nedenle eşinden ayrıldı. 14 Eylül 1960'ta eksik askerlik yaptığı savıyla tutuklandı ve toplam 45 gün Paşakapısı ve Toptaşı Cezaevleri'nde kaldı. 18 Aralık 1960'ta İnönü Stadı'nda oynanan maçta Galatasaray Fenerbahçe'yi 5-0 yendi ve Metin 4 golün sahibi oldu. Temmuz 1961'de İtalya'nın Palermo Kulübü'ne transfer oldu. Haziran 1962'de yeniden Galatasaray'a döndü. 12 Mayıs 1965'te İstanbul'da Servet Kardıçalı ile evlendi.Aynı yıl "Taçsız Kral" filminde başrol oynadı. 9 Şubat 1966'da Zeynep adını verdikleri bir kız çocuğu oldu ama Servet ve Metin Oktay çiftinin "prenses"i ancak 6 saat yaşadı. 1969'da Galatasaray şampiyon, kendisi de gol kralı olduktan sonra, İstanbul ve İzmir'de yapılan jübilelerle futbolu bıraktı. 13 Eylül 1991'de bir trafik kazası sonucu aramızdan ayrıldı. Futbol yaşamı boyunca rakip fileleri tam 608 kez havalandırdı.1 kez İzmirspor'da, 10 kez Galatasaray'da şampiyonluk gördü. 10 kez gol kralı oldu. (Biri İzmir Profesyonel Lig'de.)* 1956-57 İstanbul Profesyonel Ligi 17 gol.* 1957-58 " " " 19 gol.* 1958-59 " " " 22 gol.* 1959 Türkiye Ligi 11 gol.* 1959-60 Türkiye Ligi 33 gol.* 1960-61 Türkiye Ligi 36 gol.* 1962-63 Türkiye Ligi 38 gol.* 1964-65 Türkiye Ligi 17 gol.* 1968-69 Türkiye Ligi 17 gol.Maç başına 1.46'lık gol ortalaması kırılamadı.40 kez milli oldu (4'ü Genç Milli Takım). 7 kez kaptanlık yaptı ve toplam 17 gol attı. Tüm futbol yaşamında 1 kez oyundan ihraç edildi (Bir Fenerbahçe maçında).İsmet Gümüşdere 60 Yılın Efsane FotoğrafçısıMetin Oktay'ın Fenerbahçe'ye attığı meşhur "ağları yırtan golü" anımsar mısınız? O golün göreni çok azdır. O maça gelenlerin sayısı, tam bilemiyoruz ama, 10 bin kişi kadardı. Ama o golü bütün Türkiye'ye tanıtan o unutulmaz kareyi kim anımsamaz? Topun ağları yırttıktan sonra kameraya doğru süzülüşünü… İşte o fotoğrafı çeken objektifin arkasında duran isim İsmet Gümüşdere'ydi. Türk spor tarihinin son 60 yıllık dönemine damgasını vuran, birçok unutulmaz anı bugüne taşıyan birçok unutulmaz diğer fotoğraflar gibi...İsmet Gümüşdere, 81 yaşına gelmiş yorgun bedenini derginin merdivenlerinde, bir delikanlıya taş çıkartırcasına taşırken, hepimiz, Türk Spor fotoğrafçılığının öncülerinden unutulmaz bir isimle tanışacağımız için heyecanlıydık. Billur gibi bir zihin, ayrıntıları en ince noktasına kadar aktarabilen bir dimağla karşılaştık. Dergimizde kullandığımız fotoğrafların orijinallerini getirip gösterdi bize. Ve daha bilinmeyen diğer eski Galatasaray fotoğraflarını… İsmet Gümüşdere ilk spor fotoğrafçısı olduğunu kabul etmiyor. "Ben ilk değilim, ilk Burhan Felek'tir. 1918 yılından önce bir dergi çıkartmış "Futbol" isminde. O derginin fotoğraflarını çeker ve yazılarını yazarmış. Bu işteki ustamız odur." diyor alçakgönüllükle. Gümüşdere'nin fotoğrafla ilk tanışması çocukluğunda olmuş: "Fransızların ünlü bir dergisi vardı: Nuar Print. O dergide o dönemki futbolcuların portreleri ve futbol maçları, resimleri olurdu. Ben onlara baka baka, içime o ateş 9-10 yaşlarında düştü. Bir fotoğrafçı dükkanında otururken bana makineyı ellemeyi, film yıkamayı öğrettiler. O duyguları hala içimde yaşıyorum."Spor fotoğrafçısı olmaya karar verişinin öyküsü çok ilginç Gümüşdere'nin. Küçükken götürüldüğü maçlarda çektiği eziyet onu fotoğrafçı yapmaya itmiş: "9 yaşındaydım ve seyirciler arasında sıkıntıdan patlardım, beni çok sıkıştırırlardı. Ama bir de bakardım bazı kişiler kale arkasında, boyunlarında fotoğraf makineleri, papyon gravatları, fötr şapkalarıyla özgürce dolaşıyorlar. Kendi kendime karar verdim. Ben de onlar gibi olacağım dedim". İsmet Gümüşdere, yüzlerce Galatasaray maçı seyretmiş. Özellikle Fenerbahçe'yle yapılan maçları hiç unutmuyor. "Çok olaylı maçlar yaparlardı. Kavgalar, gürültü patırtılar hiç eksik olmazdı" diyor. Gelenek hiç değişmemiş yani! İlk maçını hiç unutmuyor Gümüşdere. "Çalıştığım derginin sahibi Mithat Bey 'hadi seni bugün Fenerbahçe-Galatasaray maçına gönderiyoruz' dedi. Talimat verdiler: 'Galatasaray'ın kalesinin arkasında Fenerbahçe'nin attığı gol fotoğraflarını çekeceksin.' Maç sırasında Şeref Stadı'nın deniz tarafına bakan taç çizgisi kenarında Fenerbahçeli Küçük Fikret ve Galatasaraylı Bülent (Paytak) kavgaya giriştiler. Ben de bana denilenleri unuttum ve gittim fotoğraf çektim. Hiç bir foto muhabiri fotoğrafları çekmeye gelmemişti. Sevinçliydim, benden başka kimse çekmemişti o fotoğrafları. Ama birden sevincim kursağımda kaldı ve iki polis gelip beni kollarımdan tutup saha dışına çıkarmaya başladı. Basın kartım yokmuş! Beni daha önce hiç görmemişler. Derken papyon gravatlı, fötür şapkalı elinde fotoğraf makinesi olan bir bey polislerin yanına geldi ve beni kurtardı. Selahattin Giz'di. Galatasaray Lisesi mezunu ve Cumhuriyet Gazetesi foto muhabiri. Maçtan sonra beni aldı ve gazetedeki karanlık odasına götürdü." O karanlık odada yaşadıklarını ve hissettiklerini bugün bile unutmuyor Gümüşdere. Dağınık bir oda, 'pıt pıt damlayan bir musluk', ipe asılı çamaşır mandallarına tutturulmuş yüzlerce film. Ve Selahattin Bey radyoyu açıyor, boğuk bir ses odayı dolduruyor. "O ses benim hayatımın eksenini oluşturdu. Ünlü Fransız Şantöz Edith Piaf'ın şarkısı, 'la vie an rose'. ' Seni kollarıma aldığım zaman hayatı toz pembe görüyorum.' Ben o günden sonra her şeyi toz pembe görüyorum. Umut bende. Ürün veren bir tarla gibi hep umutla yaşadım. Umutsuz yaşamanın da yaşamak olmadığını algıladım."İsmet Gümüşdere, fotoğrafçılığa bakışını şöyle anlatıyor: "Benim için herşey bir bir kurgu gibidir. Ben anları ve o anlardaki duyguları yakalamaya çabaladım yıllarca. 9 yaşından bu yana duygularımı yoğun yaşardım. Dayım bize geldiğinde, biz fakir bir aileydik. Kapitone yorganı kafamızın üzerine çekerdik ve dayım bana orda Nazım'ın şiirlerini okurdu. Kitaplar bana çok şey kazandırdı. İyi fotoğraf çekmek için, çok kitap okumak gerekir. Bunlar insanı gidemediği yerlere götürüyor, oradaki insanların yaşamını anlatıyor. Benim fotoğraflarda espri yakalamam, biraz da bundan kaynaklanıyor." Gümüşdere'nin Yorumuyla Fotoğraflarİsmet Gümüşdere fotoğraflarından bir kısmını O'na sorduk. Fotoğrafları çektiği zamanı anımsadı, öncesiyle ve sonrasıyla birlikte… Gündüz Kılıç'la Soyunma Odasında Gündüz Kılıç benim çok sevdiğim bir ağabeyimdi. Maçlardan önce bir takım kritikler yaparım kendi kendime. Soyunma odalarını, idmanları takip ederim. Takip ettiğim bazı futbolcular üzerinde yoğunlaşırım. Maç saati geldiği zamanda o adamların benim düşündüğüm gibi aynı sınırlar içinde olduğunu da görürüm. Onu da çekerim. Gündüz Kılıç da hep maçlardan önce gelir bütün futbolcuların formalarını masaya kendisi tek tek dizer, futbol ayakkabılarını, kalecilerin kazaklarını koyar ve onları beklerdi. Bu işine sahip çıkmanın, işini sevmenin bir örneği olarak bana bir takım öğeler verdi. Ben Gündüz ağabeyin o anki görüntüsünden feyz aldım. Maytap Takımların sahaya çıkması bekleniyor. Taraftarlar sahaya böyle maytaplar atıyorlar. Fotoğrafçılar da onun resmini çekmeye çalışıyorlar. Burada bazıları çok dikkatli, fotoğrafı çekiyor ve bazıları da hiç umursamıyor. Olur mu böyle bir şey? Bak, bu, hiç bakmıyor, bu, ise sırtını dönmüş gidiyor. Saha içinde olan her şey her türlü hareket ve aktivite foto muhabirinin gözünden kaçmamalı. Yerim de farklı. Ben onların baktığı yerden bakarsam bu fotoğrafın güzelliğini veremem. Ali Sami Yen 20 Aralık 1964 yılında ilk açıldığı günkü fotoğrafı. Tribünde burada köfteci, sosisci tezgahı varmış. Burada yağlar kabarınca ortalık karışmış panik yaşanmış ve tribünden aşağı insanlar böyle döküldü. Bu resim bütün dünya basınında çıktı. Tribün çökmesi yok, kesinlikle yok. İnsanlar paniğe kapıldı o tezgahtaki yağlar parlayınca ve burada bir sene sonra bir kişi öldü. Ağları Yırtan Gol Haziran mevsimiydi. "Ağlar çürümüş, onun için koptu" falan demişlerdi. Halbuki ağlar kontrol edilmişti maçtan önce. Metin Oktay'ın kaleyi ışınlayan bir gözleri vardı ki ben onu görüyordum. Herkes göremiyordu. Metin daha çok futbolcusuz alanda futbolu bilirdi. Yani öyle bir alana geçer ki artık aptal bir futbolcu bile geri planda orta sahada ayağında top varsa, o topu Metin'e atmak zorunda kalırdı. Bunlar kaçınılmazdır. Öyle bir anda Osman Abanoz ve Naci Özkaya (Fenerbahçeli futbolcular) Metin'i takip ediyorlar ama onu tutmak imkansız. Onsekizin üzerine geldi patlattı sol ayağının üstüyle, kaleci Özen Arkoç da planjönünü yaptı, ama kısa kaldı. Ama orada Bir İsmet Gümüşdere vardı. Diğerleri maç bitiyor diye dağılmıştı. Bir de Hüseyin Kırca topu yarıda yakalamıştı. Benim için çok büyük bir keyif. Hala Galatasaray'ın müzesinde, taraftarların ellerinde hep o golün fotoğrafları çıkar. Ama benim adımı yazmazlar! Tartışma Yine Fenerbahçe-Galatasaray maçı. Selim Fenerli, Mustafa Galatasaray'lı ve bu da Nedim Doğan. Nedim çok yere düşen kalkan bir adamdı. Bir ara bunlar tartışıyorlardı. Selim dedi ki 'ya adamı öldüreceksin'. O da dedi ki 'ben bir şey yapmadım'. Sonra Nedim konuştu, 'kavga etmeyin, ben kendim düştüm!" Çamurlu Krampon İnönü stadı burası. Şampiyon kulüpler ve diğer yabancı maçlar için İstanbul'a İnönü stadını tetkik için gelirlerdi ve derlerdi ki "bu sahayı siz Gazo yapmazsanız (Fransızca, çim) burada maç oynatmayız" derlerdi. Bütün İnönü stadı böyleydi eskiden çamur içinde. Futbol ayakkabısının üzeri gözükmüyor bile. ____________________Seyirci değil TARAFTAR90dk değil ÖMÜR BOYUAyrı ayrı değil OMUZ OMUZABayramda değil KARA GÜNDEModa için değil FORMA içinHava için değil SEVDA içinŞerefsizce değil ONURLA Utanarak değil GURURLAŞampiyonken değil HASRETKENGörüntüde değil Ölümüne GALATASARAY 1954 yılında Karadağ'da doğan Simoviç futbol hayatına SZ Napredak takımında başladı. Yugoslav Milli Takımı'nda kalecilik yapan Simoviç 1984 yılında Galatasaray'a Derwall döneminde transfer oldu. Özellikle kurtardığı penaltı vuruşlarıyla ünlenen Simoviç, sarı kırmızılı forma ile 2 Lig Şampiyonluğu yaşadı. 1990 yılında futbolu bıraktı. CÜNEYT TANMAN (1956- )1956 yılında doğan Tanman Galatasaray alt yapısından yetişti. 342 lig maçında görev yapan Tanman, 1.Lig'de en çok forma giyen oyuncu ünvanını aldı. Bu ünvanı 2001-02 sezonuna kadar korudu. Savunma ve orta sahada görev yapan Tanman, 1975-76 sezonunda Giresunspor'da kiralık oynadığı dönem dışında futbol hayatı bitene kadar Galatasaray'da futbol oynadı. 1988-89 sezonunda Şampiyon Kulüpler Kupası'nda yarı finale çıkan Galatasaray'ın kaptanlığını yaptı. 17 kez A milli Takım'da görev yapan Cüneyt Tanman futbola 1991'de veda etti. Daha sonra Galatasaray'da Lucescu döneminde ve A Milli Takım'da Mustafa Denizli yönetiminde menajerlik yaptı. TANJU ÇOLAK (1963- )1963 yılında Samsun'da doğan Tanju Çolak futbol hayatına Samsun Yolspor'da başladı. Daha sonra Samsunspor'a geçen Tanju Çolak bu forma altında 1984-85 ve 1985-86 sezonlarında gol kralı oldu. 1986-87 sezonunda Galatasaray'a transfer oldu. 1987-88 sezonunda ise 39 gol ile Avrupa Gol Krallığı ünvanını kazandı. Aynı yıl France Football Dergisi'nin düzenlediği Altın Ayakkabı ödülünü de aldı. Bu ödülü bugüne kadar alan ilk Türk futbolcu olarak da tarihe geçti. 1988'de 240 gol atarak Türkiye 1.Ligi'nde en çok gol atan oyuncu ünvanını 217 gol sahibi Metin Oktay'dan devraldı. 1991-92 sezonunda da gol kralı olan Tanju sezon sonunda Fenerbahçe'ye transfer oldu. Futbol hayatına İstanbulspor'da oynadıktan sonra son verdi. Tanju Çolak, A Milli Takım'da 31 kez forma giydi ve 9 gol attı. Gerek Neuchatel gerek Monaco galibiyetlerinde attığı goller ile takımının Şampiyon Kulüpler Kupası'nda yarı finale yükselmesinde büyük rol oynamıştır. ANDRE CLAUDİO TAFFAREL (1966- )1966 yılında doğan Taffarel 1994 yılında Brezilya'nın kazandığı Dünya Kupası'nda takımının file bekçisiydi. Kurtardığı penaltı vuruşlarından sonra yıldızlaştı ve tüm kulüplerin peşinden koştuğu bir file bekçisi oldu. Taffarel ise peşinden koşanlar arasından Parma'yı seçti ve 1998'de Galatasaray'a transfer olana kadar Parma'nınfile bekçiliğini yaptı. Galatasaray'da 3 sezon görev yapan Taffarel 2 Türkiye, 1 Lig Şampiyonluğu, UEFA ve Süper Kupa heyecanını takımıyla birlikte yaşadı. 2001 yılında Galatasaray'dan ayrılan Taffarel eski takımı Parma'ya geri döndü. GHEORGHE POPESCU (1967- )1967'de Kalafat'ta doğan Popescu Steaua Bükreş'te ve PSV Eindhoven'da oynadığı yıllarda yıldızlaştı. Daha sonra Barcelona'ya transfer oldu ve takımın kaptanlığını üstlendi. Kupa Galipleri Kupası Şampiyonluğunu yaşadıktan sonra 1997'de Galatasaray'a transfer oldu. Galatasaray tarihinin unutulmaz savunma oyuncularından olan Popescu 2001-02 sezonunda Lecce'ye transfer olana kadar sarı kırmızılı forma ile 3 lig, 2 Türkiye, 1 UEFA Kupası ve 1 de Avrupa Süper Kupasını kazandı. GHEORGHE HAGİ (1965- )1965'te Köstence'de doğan Hagi, futbola 1979-80 sezonunda Farul Köstence takımında başladı. 1983-84 sezonunda Spartul'a transfer olan Hagi 1985 yılında Romanya'nın en iyi oyuncusu olarak seçildi. Daha sonra Steaua'ya geçen Hagi bu takımla 3 lig şampiyonluğu bir de Avrupa Süper Kupası'nı kazandı. 1990 Dünya Kupası'nda sergilediği futbol ile dikkatleri üzerine çeken Hagi, Real Madrid'e transfer oldu. Bu forma altında 64 lig maçına çıkan Hagi 1992 yılında İtalya'nın Brecia takımına geçti. 1994 Dünya Kupası'nda yine nefis bir performans sergileyen Hagi İspanya'ya geri dönerek Barcelona'da forma giymeye başladı. Geroge Hagi 1996 yılında Galatasaray'a katıldığında futbol otoritelerinin olduğu gibi hayranlarının da kafalarında çok sayıda soru işareti vardı. Hagi kendisini eleştirenlere karşın, ilk üç maçındaki galibiyet golleriyle Galatasaray'da etkisini kısa süre içinde gösterdi. Metin Oktay, Turgay Şeren veya Fatih Terim gibi kült oyuncuların ölesiye özlemini çeken taraftar Hagi'yi bağrına bastı. Çok geçmeden Ali Sami Yen'in yanısıra dört bir yandaki stadyumlar 'I Love You Hagi' şarkıları ve sloganlarıyla yankılanmaya başladı. 4 Lig Şampiyonluğu, UEFA Kupası ve Süper Kupa'nın kazanılmasında büyük rol oynadı. Futbola veda ettikten sonra Romanya Milli Takımı'nın başına geçen Hagi takım finale çıkamayınca görevinden ayrıldı. 2003-2004 sezonunda Bursaspor ile anlaşan Gheorghe Hagi, 12. hafta sonunda yeşil-beyazlı kulüpten istifa etti. Aynı sezonun sonunda Fatih Terim'in Galatasaray'dan ayrılmasıyla 27. Hafta'da Galatasaray'ın yeni teknik direktörü olan Hagi, Galatasaray'ı 2004-2005 sezonu boyunca çalıştırdı. Çoğu insan onu 'Türkiye'de oynayan gelmiş geçmiş en iyi yabancı oyuncu' diye tarif ediyordu. Nefes kesen serbest vuruşları, zarif çalımları, öldüren sol ayağı, dayanıklı mizacı ve kişiliği dünyanın her yanındaki Galatasaray hayranlarının aklında ve gönlündekini yerini hala koruyor. Bugün 10 numaralı forması Galatasaray Müzesi'nin duvarlarında asılı duran iki formadan biri; öteki de Metin Oktay'a ait.
GALATASARAY TARİHİ
FUTBOL 1) En eski geçmişe sahip futbol takımı ve Türkiye'nin ilk kurulan futbol takımı (1905) 2) Herhangi bir lige kabul edilen ilk Türk takımı (Constantinople Football League) (1905-06) 3) Türkiye'nin ilk futbol hakemi Ali Sami YEN (Moda-Kadıköy - 1905) 4) İlk Lig maçı oynayan Türk takımı Galatasaray 1-1 Imogene (1905-06) (Constantinople Football League) 5) İlk Özel maç oynayan Türk takımı Galatasaray 2-0 Faura Mektebi (1905) 6) Ligde İlk golü atan Türk takımı Galatasaray 1-1 Imogene (1905-06) (Constantinople Football League) 7) Ligde İlk galibiyeti alan Türk takımı Galatasaray 4-1 Moda (1907-08 (Constantinople Football League) 8) İlk İst. şampiyonu olan Türk takımı (Constantinople Football League)(1908-09) 9) İst.Liginde Üç sene üstüste şampiyon olan ilk takım (1908-09,1909-10,1910-11) 10) Yenilgisiz,Berabere kalmadan,Gol Yemeden, tüm maçlarını kazanıp Şampiyon olan İLK ve TEK Türk Takımı (Constantinople Football League)(1908-09) 11) İlk Antrenör çalıştıran Türk takımı Horace ARMITAGE (1908-09) 12) İlk Kupa kazanan Türk takımı (Şampiyonluk Kupası hariç) Galatasaray 4-0 Kadıköy (31.01.1909) UNION CLUB KUPASI 13) Yurtdışında maç yapan ilk takım Klojvar (Macaristan) (1910-11) 14) İlk Yurtdışı galibiyeti Galatasaray 11-1 Bükreş Karması (1910-11) 15) İlk Yurtdışına Transfer olan Türk Oyuncu Sabri MAHİR (Galatasaray) (Olimpic Paris - Fransa) (1911) 16) Türkiye'de ilk futbol derneği kurucusu ve başkanı Ali Sami YEN - Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı (1923) 17) Türkiye'ye Yurtdışından gelen ilk Antrenör Billy HUNTER (İskoçya) (Galatasaray 1926-27) 18) Türkiye'de futbolu bilimsel olarak kuralları ve diğer ayrıntılarıyla anlatan ilk kitap Futbolun Kitabın - Ali Sami YEN (29 Haziran 1927) 19) M.Kemal ATATÜRK yaşarken, adına düzenlenen kupayı alan TEK takım Galatasaray 4-0 Fenerbahçe (31.08.1928 ) GAZİ BÜSTÜ KUPASI 20) İstanbul Kupası'nı ilk kazanan takım (1940-41) 21) İlk futbol menajerliği (1961) 22) İstanbul Kupası'nı 2 kez üstüste kazanan tek takım 23) Tarihinde Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor arasında en farklı galibiyet alan takım Galatasaray 20-0 Vefa (Özel maç) 24) Tarihinde Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor arasında bir maçta en çok gol atan futbolcu Mehmet Leblebi (14 gol) Galatasaray 20-0 Vefa (Özel maç) 25) Şampiyon Kulüpler Kupası'na ilk katılan takım (1956-57) 26) Şampiyon Kulüpler Kupası'na üç sene üstüste katılan ilk takım (1971-72,1972-73,1973-74) 27) Şampiyon Kulüpler Kupası'nda ilk golü atan takım Galatasaray 1-3 Dinamo Bükreş (1956-57) Metin OKTAY (Dk.77) 28) Şampiyon Kulüpler Kupası'nda ilk galibiyet alan takım Galatasaray 2-1 Dinamo Bükreş (1956-57) 29) Şampiyon Kulüpler Kupası'nda ilk 3.tur oynayan takım (1962-63) 1.tur Dinamo Bükreş (Romanya) 2.tur Pionia Bytom (Polonya) 3.tur Milan (İtalya) 30) Şampiyon Kulüpler Kupası'nda ilk YARI FİNAL oynayan takım (1988-89) 1.tur Rapid Wien (Avusturya) 2.tur Neuchatel Xamax (İsviçre) 3.tur AC.Monaco (Fransa) YARI FİNAL Steaue Bükreş (Romanya) 31) Şampiyon Kulüpler Kupası'nda en çok maç yapan takım (35 maç) 32) Şampiyon Kulüpler Kupası'nda en çok galibiyet alan takım (26 galibiyet) 33) Şampiyon Kulüpler Kupası'nda en çok golü atan takım (87 gol) 34) Şampiyon Kulüpler Kupası'nda en çok tur atlayan takım (8 tur) 35) Şampiyon Kulüpler Kupası'nda evinde en farklı galibiyet (Türk Takımları arasında) Galatasaray 5-0 Neuchatel Xamax (1988-89) 36) Şampiyonlar Ligine ilk katılan takım (1993-94) 37) Şampiyonlar Liginde ilk puan alan takım (1993-94) Galatasaray 0-0 FC.Barcelona 38) Şampiyonlar Liginde ilk golü atan takım (1993-94) Kubilay TÜRKYILMAZ (Dk.27) Galatasaray 2-1 Cork City 39) Şampiyonlar Liginde en çok gol atan futbolcu Hakan ŞÜKÜR (8 gol) 40) Şampiyonlar Ligine Ön Eleme oynamadan katılan İLK TAKIM (2002-03) 41) Şampiyonlar Ligi Ön Eleme maçlarında ilk galibiyet alan takım (1993-94) Galatasaray 2-1 Cork City 42) Şampiyonlar Ligi Ön Eleme maçlarında en çok maç yapan takım (18 maç) 43) Şampiyonlar Ligi Ön Eleme maçlarında en çok galibiyet alan takım (14 galibiyet) 44) Şampiyonlar Ligi Ön Eleme maçlarında en çok golü atan takım (45 gol) 45) Şampiyonlar Ligi Ön Eleme maçlarında en çok tur atlayan takım (9 tur) 46) Şampiyonlar Liginde grup maçlarında ilk golü atan takım (1993-94) Galatasaray 1-2 Spartak Moskova (Cihat - Dk.87 penaltı) 47) Şampiyonlar Liginde grup maçlarında ilk galibiyet alan takım (1994-95) Galatasaray 2-1 FC.Barcelona 48) Şampiyonlar Ligi'ne en çok katılan takım (9 kez) (1993-94,1994-95,1997-98,1998-99, 1999-00,2000-01,2001-02,2002-03, 2003-04) 49) Şampiyonlar Ligi'nde en çok maç yapan takım (68 maç) 50) Bir sezonda 19 Avrupa Kupası maçı 51) Bir sezonda EN çok maç yapan CAPONE 17 maç 1560 dakika + 2 Super Cup maçı 52) Şampiyonlar Ligi'nden gelip UEFA Kupası kazanan TEK takım 53) Şampiyonlar Ligi'nde deplasmanda en çok kazanan takım (3 kez) 54) Şampiyonlar Ligi'nde en çok galibiyet alan takım (18 galibiyet) 55) Şampiyonlar Ligi'nde en çok golü atan takım (66 gol) 56) Şampiyonlar Liginde en çok puan alan takım (71 puan) 57) Şampiyonlar Ligi İLK TUR grubunda en çok puan alan takım (10 puan) (2001-02) Galatasaray 1-0, 0-0 Nantes (Fransa) Galatasaray 2-0 PSV Eindhoven (Hollanda) Galatasaray 1-0 Lazio (İtalya) 58) Şampiyonlar Ligi İKİNCİ TUR grubunda en çok puan alan takım (10 puan)(2000-01) Galatasaray 2-0, 2-2 AC.Milan (İtalya) Galatasaray 1-0 Paris Saint Germain (Fransa) Galatasaray 1-0 Deportivo LaCoruna (İspanya) 59) Şampiyonlar Liginde üst tura çıkan ilk takım (2000-01) 60) Şampiyonlar Liginde ilk 8'e kalan ilk takım (2 kere)(1993-94)(2000-01) 61) Şampiyonlar Liginde ÇEYREK FİNAL oynayan ilk takım (2 kere)(1993-94)(2000-01) 62) Şampiyonlar Liginde Evinde en fazla galibiyet serisi (7 maç) (2000-01) Galatasaray 1-0 Paris Saint Germain (Fransa) Galatasaray 1-0 Deportivo La Coruna (İspanya) Galatasaray 2-0 AC.Milan (İtalya) Galatasaray 3-2 Real Madrid (İspanya) (2001-02) Galatasaray 2-0 Vlaznia Shokdrea (Arnavutluk) Galatasaray 2-1 Pfc Levski Sofia (Bulgaristan) Galatasaray 1-0 Lazio (İtalya) 63) Şampiyonlar Liginde en çok forma giyen oyuncular sıralamasında ilk 3 sıra (Galatasaray 1-2 Lokomotif Moskova) Arif ERDEM (46 maç) Bülent KORKMAZ (42 maç) Ergün PEMBE (42 maç) 64) Şampiyonlar Liginde bir toplam sezonda en çok puan (Türk takımları arasında) Galatasaray 21 puan (2000-01) 65) Şampiyonlar Liginde bir toplam sezonda en çok gol (Türk takımları arasında) Galatasaray 19 gol (2000-01) 66) Şampiyonlar Liginde bir toplam sezonda en çok galibiyet (Türk takımları arasında) Galatasaray 6 galibiyet (2000-01) 67) Şampiyonlar Liginde bir toplam sezonda en çok maç (Türk takımları arasında) Galatasaray 14 maç (2000-01) 68) Şampiyonlar Liginde Evinde yenilmezlik (16 maç) (1999-00) Galatasaray 3-2 AC.Milan (İtalya) (2000-01) Galatasaray 2-2 Saint Gallen (İsviçre) Galatasaray 3-2 AC.Monaco (Fransa) Galatasaray 3-2 Glasgow Rangers (İskoçya) Galatasaray 2-2 Strum Graz (Avusturya) Galatasaray 1-0 Paris Saint Germain (Fransa) Galatasaray 1-0 Deportivo La Coruna (İspanya) Galatasaray 2-0 AC.Milan (İtalya) Galatasaray 3-2 Real Madrid (İspanya) (2001-02) Galatasaray 2-0 Vlaznia Shokdrea (Arnavutluk) Galatasaray 2-1 Pfc Levski Sofia (Bulgaristan) Galatasaray 1-0 Lazio (İtalya) Galatasaray 0-0 Nantes (Fransa) Galatasaray 2-0 PSV.Eindhoven (Hollanda) Galatasaray 1-1 AC.Roma (İtalya) Galatasaray 1-1 Liverpool (İngiltere) 69) Kupa Galipleri Kupası'nda en çok maç yapan takım (32 maç) 70) Kupa Galipleri Kupası'nda en çok galibiyet alan takım (12 galibiyet) 71) Kupa Galipleri Kupası'nda en çok golü atan takım (42 gol) 72) Kupa Galipleri Kupası'nda en çok tur atlayan takım (7 tur) 73) Kupa Galipleri Kupası'nda üç sene üstüste katılan ilk takım (1964-65,1965-66,1966-67) 74) UEFA Kupası'nda YARI FİNAL oynayan ilk takım (1999-00) Galatasaray 2-0, 2-2 Leeds United 75) UEFA Kupası'nda FİNAL oynayan ilk takım (1999-00) Galatasaray 4-1 Arsenal (penaltı) 76) UEFA Kupası'nda ŞAMPİYON olan ilk takım (1999-00) 77) UEFA Kupası'nı YENİLGİSİZ kazanan ilk ŞAMPİYON (1999-00) Bologna 1-1 Galatasaray Galatasaray 2-1 Bologna B.Dortmund 0-2 Galatasaray Galatasaray 0-0 B.Dortmund R.Mallorca 1-4 Galatasaray Galatasaray 2-1 R.Mallorca Galatasaray 2-0 Leeds United Leeds United 2-2 Galatasaray Galatasaray 4-1 Arsenal (penaltı) 78) UEFA Kupası'nda ilk Gol Kralı (Türk takımları arasında) (1999-00) Hakan ŞÜKÜR 10 gol 79) UEFA Kupası'nda en çok tur atlayan takım (8 tur) 80) İlk kez SuperCup oynayan takım (Türk takımları arasında) (1999-00) 81) İlk kez SuperCup kazanan takım (Türk takımları arasında) (1999-00) Galatasaray 2-1 Real Madrid (İspanya) (Altın Gol) 82) SuperCup'ta ilk maç yapan takım (Türk takımları arasında) (1999-00) Galatasaray 2-1 Real Madrid (İspanya) (Altın Gol) 83) SuperCup'ta ilk galibiyet alan takım (Türk takımları arasında) (1999-00) Galatasaray 2-1 Real Madrid (İspanya) (Altın Gol) 84) SuperCup'ta ilk golü atan takım (Türk takımları arasında) (1999-00) (Süper Mario JARDEL) Galatasaray 2-1 Real Madrid (İspanya) (Altın Gol) 85) SuperCup'ta en çok maç yapan takım (Türk takımları arasında) (1 maç) 86) SuperCup'ta en çok galibiyet alan takım (Türk takımları arasında) (1 galibiyet) 87) SuperCup'ta en çok golü atan takım (Türk takımları arasında) (2 gol) 88) SuperCup finalinde Man of the Match seçilen TEK Türk futbolcu (Okan BURUK) 89) Dünya Kıtalararası Kulüpler Kupası'na çağrılan ilk takım (1999-00) (UEFA ve SÜPER KUPA Şampiyonu Unvanıyla) 90) Avrupa en çok maç yapan takım (185 maç) 91) Avrupada en çok gol atan takım (238 gol) 92) Avrupada en çok galibiyet alan takım (69 galibiyet) 93) Avrupa en çok tur atlayan takım (33 tur) 8 Şampiyon Kulüpler Kupası 9 Şampiyonlar Ligi Ön Eleme 7 Kupa Galipleri Kupası 8 UEFA Kupası 1 Süper Kupa 94) Türkiye'de Avrupa kupası kazanan ilk takım (UEFA Kupası 1999-00) 95) Türkiye'de Avrupa kupası kazanan tek takım (1 UEFA Kupası, 1 Süper Kupa) 96) Türkiye'de en çok Avrupa kupası kazanan takım (2 Avrupa Kupası) (1 UEFA Kupası, 1 Süper Kupa) 97) UEFA Kupasını 5 Avrupa Ülkesinin Tekelinden Çıkarmayı Başaran İlk Takım (İngiltere,İtalya,Almanya,Fransa,İspanya) (TÜRKİYE Galatasaray) 98) Avrupada bir sezonda en çok maç yapan takım 99) Avrupada bir sezonda en çok gol atan takım (35 gol 1999-00) 100) Avrupada bir sezonda en çok puan alan takım 101) Avrupada bir sezonda en çok galibiyet alan takım (11 galibiyet 1999-00) 102) Avrupada bir sezonda en çok maç yapan takım (18 maç 1999-00) 103) Avrupa Kupalarında elemeli bir turda atılan en çok gol (Türk takımları arasında) (Inter-toto hariç) Galatasaray 9 gol 1994-95 Avenir Beggen(Lux) 5-1(D) 4-0 Şampiyonlar Ligi 104) Avrupa Kupalarında deplasmanda atılan en çok gol (Türk takımları arasında) (Inter-toto hariç) Galatasaray 5 gol 1994-95 Avenir Beggen(Lux) 5-1(D) Şampiyonlar Ligi 2002-03 Sarajevo(Bos) 0-5 Beşiktaş (UEFA Kupası) 105) Avrupa Kupalarında en çok, 4 ve üstü gol atan takım (Türk takımları arasında) (Inter-toto hariç) (12 kere) Şampiyon Kulüpler Kupası 1962-63 Pionia Bytom(Pol) 4-1 1963-64 Ferencvaros(Mac) 4-0 1988-89 Neuchatel Xamax(İsvçr) 5-0 Şampiyonlar Ligi 1994-95 Avenir Beggen(Lux) 5-1(D) 4-0 1997-98 FC.Sion(İsvçr) 4-1(D) 4-1 1999-00 Hertha Berlin(Alm) 4-1(D) Kupa Galipleri Kupası 1996-97 Constructorul(Mold) 4-0 1996-97 PS.Germain(Fra) 4-2 UEFA Kupası 1999-00 Real Mallorca 4-1(D) 106) Avrupa Kupalarında iç sahada yenilip, turu deplasmanda geçen TEK takım Galatasaray 0-1 Banik Ostrava Banik Ostrava 1-2 Galatasaray 107) Avrupa Kupalarında dış sahada 3 farklı yenilip, turu geçen TEK takım Neuchatel Xamax 3-0 Galatasaray Galatasaray 5-0 Neuchatel Xamax 108) Avrupa Kupalarında üst turlarda atılan en çok gol (Türk takımları arasında) (Inter-toto hariç) Galatasaray 4 gol (UEFA Çeyrek Final) 1999-00 Real Mallorca 4-1(D) 109) Avrupa Kupalarında ilk bir Romanya takımını yenen takım (Inter-toto hariç) 1956-57 Dinamo Bükreş 2-1 110) Avrupa Kupalarında ilk bir Romanya takımını eleyen takım (Inter-toto hariç) 1962-63 Dinamo Bükreş 111) Avrupa Kupalarında ilk bir Polonya takımını eleyen takım (Inter-toto hariç) 1962-63 Pionia Bytom 112) Avrupa Kupalarında ilk bir Isviçre takımını yenen takım (Inter-toto hariç) 1963-64 FC Zurich 2-0 113) Avrupa Kupalarında ilk bir İsviçre takımını eleyen takım (Inter-toto hariç) 1988-89 Neuchatel Xamax 114) Avrupa Kupalarında ilk bir Çekoslovak takımını eleyen takım (Inter-toto hariç) 1969-70 Spartak Trnava 115) Avrupa Kupalarında ilk bir İsveç takımını eleyen takım (Inter-toto hariç) 1976-77 AIK Stockholm 116) Avrupa Kupalarında ilk bir Avusturya takımını eleyen takım (Inter-toto hariç) 1975-76 Rapid Wien 117) Avrupa Kupalarında ilk bir İtalyan takımını eleyen (Inter-toto hariç) Galatasaray (1999-00 FC.Bologna) (İlk eleyen Trabzonspor - Peruggia Inter-toto 1999-00) 118) Elediği takım sayısı, elendiği takım sayısında fazla TEK takım 30-25 (St.Gallen son güncellenen) 119) Dış saha galibiyetleri, iç saha mağlubiyetlerinden fazla TEK takım 120) Avrupa Şampiyonunu yenen TEK takım (1987-88 PSV.Eindhoven) 121) Avrupa'da en çok hat-trick yapan (5 kere) Hakan Şükür (Avenir Beggen - Rosenborg) Metin Oktay (Polonia Bytom) Tanju Çolak (Neuchatel Xamax) Adrian Ilie (Sion) 122) UEFA Kupasında en çok İtalyan yenen takım (2 kere) 1992-93 Roma 3-2 1999-00 Bologna 2-1 123) Şampiyonlar Ligi'nde en çok İtalyan yenen takım (3 kere) 1999-00 Milan 3-2 2000-01 Milan 2-0 2001-02 Lazio 1-0 124) Avrupa Kupalarında en çok İtalyan yenen takım (5 kere) 1992-93 Roma 3-2 1999-00 Bologna 2-1 1999-00 Milan 3-2 2000-01 Milan 2-0 2001-02 Lazio 1-0 125) Şampiyonlar Liginde İtalyanlara gol atan ilk takım 1997-98 Parma 1-1 Adrian ILIE (Dk.51) 126) Şampiyonlar Liginde İtalyanlardan puan alan ilk takım 1997-98 Parma 127) Şampiyonlar Liginde İtalyanları yenen ilk takım 1999-00 Milan 3-2 128) Şampiyonlar Liginde İtalyanlara deplasmanda gol atan ilk takım 1998-99 Juventus 2-2 (Hakan SÜKÜR) 129) Şampiyonlar Liginde İtalyanlardan deplasmanda puan alan ilk takım 1998-99 Juventus 130) Milan'ı yenen ilk takım 1999-00 Milan 3-2 131) Milan'ı 2 kere yenen ilk takım 1999-00 Milan 3-2 2000-01 Milan 2-0 132) SanSiro'dan puan alan TEK takım 133) Avrupa Kupalarında Ruslara gol atan ilk takım 1971-72 CSKA Moskova 1-1 134) Şampiyonlar Liginde Rusları yenen ilk takım 2002-03 Lokomotif Moskova 2-0 135) Şampiyonlar Liginde Ruslardan deplasmanda puan alan ilk takım 1993-94 Spartak Moskova 136) Şampiyonlar Liginde Rusları deplasmanda yenen ilk takım 2002-03 Lokomotif Moskova 2-0 137) Almanlara gol atan ilk takım 1964-65 Aufbau Magdeburg 1-1 138) Avrupa Kupalarında ilk bir Alman takımını eleyen (Inter-toto hariç) 1964-65 Aufbau Magdeburg 1-1(D) 1-1 1-1(T) 139) UEFA Kupasında ilk bir Alman takımını deplasmanda yenen takım (Inter-toto hariç) 1999-00 Borussia Dortmund 2-1(D) 140) Avrupa Kupalarında ilk bir Alman takımını deplasmanda yenen takım (Inter-toto hariç) 1991-92 Einenhuttenstaht 2-1(D) 141) Şampiyonlar Liginde Almanlardan puan alan ilk takım 1999-00 Hertha Berlin 2-2 142) Şampiyonlar Liginde Almanları yenen ilk takım 1999-00 Hertha Berlin 4-1 (D) 143) Şampiyonlar Liginde Almanları deplasmanda yenen ilk takım 1999-00 Hertha Berlin 4-1 (D) 144) Borussia Dortmund'u yenen ilk takım 1999-00 Borussia Dortmund 2-1(D) 145) Aynı sezon 2 Alman yenen ilk takım 1999-00 Hertha Berlin 4-1 (D) 1999-00 Borussia Dortmund 2-1(D) 146) En çok Alman yenen takım (5 kere) 1991-92 Einenhuttenstaht 2-1(D) 1991-92 Einenhuttenstaht 3-0 1992-93 Eintract Frankfurt 1-0 1999-00 Hertha Berlin 4-1 (D) 1999-00 Borussia Dortmund 2-1(D) 147) Avrupa Kupalarında ilk bir İspanyol takımını deplasmanda yenen takım (Inter-toto hariç) 1999-00 Real Mallorca 4-1(D) 148) UEFA Kupasında ilk bir İspanyol takımını deplasmanda yenen takım (Inter-toto hariç) 1999-00 Real Mallorca 4-1(D) 149) Şampiyonlar Liginde İspanyollardan puan alan ilk takım 1993-94 FC.Barcelona 0-0 150) Şampiyonlar Liginde İspanyolları yenen ilk takım 1994-95 FC.Barcelona 2-1 151) Şampiyonlar Liginde Barcelona'yı yenen ilk takım 1994-95 FC.Barcelona 2-1 152) Real Madrid'i yenen ilk takım 1999-00 Real Madrid 1-1 (Altın gol: Mario JARDEL) 153) Şampiyonlar Liginde Real Madrid'i yenen ilk takım 2000-01 Real Madrid 3-2 154) Real Madrid'i üstüste yenen ilk takım 1999-00 Real Madrid 1-1 (Altın gol: Mario JARDEL) 2000-01 Real Madrid 3-2 155) Real Madrid'i en çok yenen takım (2 kere) 1999-00 Real Madrid 1-1 (Altın gol: Mario JARDEL) 2000-01 Real Madrid 3-2 156) Nou Camp'tan puan alan ilk ve tek takım 2001-02 Barcelona 2-2 (D) 157) En çok İspanyol yenen takım (7 kere) 1994-95 FC.Barcelona 2-1 1998-99 Atletico Bilbao 2-1 1999-00 Real Mallorca 4-1(D) 1999-00 Real Mallorca 2-1 1999-00 Real Madrid 1-1 (Altın gol: Mario JARDEL) 2000-01 Real Madrid 3-2 2000-01 Deportivo LaCoruna 1-0 158) İspanyolların 2 ünlü takımı yenen ilk ve tek takım 1994-95 FC.Barcelona 2-1 2000-01 Real Madrid 3-2 159) Avrupa'nın 2 ünlü takımı eleyen ilk ve tek takım 1993-94 Manchester United 1999-00 Real Madrid 160) Bir sezonda 2 İngiliz takımını eleyen ilk ve tek takım 1999-00 Leeds United, Arsenal 161) Avrupa Kupalarında Üstüste Yenilmezlik (14 maç) (1999-00) Hertha Berlin 1-4 Galatasaray (Almanya) Galatasaray 3-2 Milan (İtalya) Bologna 1-1 Galatasaray (İtalya) Galatasaray 2-1 Bologna (İtalya) B.Dortmund 0-2 Galatasaray (Almanya) Galatasaray 0-0 B.Dortmund (Almanya) R.Mallorca 1-4 Galatasaray (İspanya) Galatasaray 2-1 R.Mallorca (İspanya) Galatasaray 2-0 Leeds United (İngiltere) Leeds United 2-2 Galatasaray (İngiltere) Galatasaray 4-1 Arsenal (penaltı) (İngiltere) (2000-01) Saint Gallen 1-2 Galatasaray (İsviçre) Galatasaray 2-2 Saint Gallen (İsviçre) Galatasaray 3-2 AC.Monaco (Fransa) 162) Evinde Avrupa kupalarında yenilmezlik 19 maç (1999-00) Galatasaray 3-2 AC.Milan (İtalya) Galatasaray 2-1 AC.Bologna (İtalya) Galatasaray 0-0 B.Dortmund (Almanya) Galatasaray 2-1 R.Mallorca (İspanya) Galatasaray 2-0 Leeds United (İngiltere) (2000-01) Galatasaray 2-2 Saint Gallen (İsviçre) Galatasaray 3-2 AC.Monaco (Fransa) Galatasaray 3-2 Glasgow Rangers (İskoçya) Galatasaray 2-2 Strum Graz (Avusturya) Galatasaray 1-0 Paris Saint Germain (Fransa) Galatasaray 1-0 Deportivo La Coruna (İspanya) Galatasaray 2-0 AC.Milan (İtalya) Galatasaray 3-2 Real Madrid (İspanya) (2001-02) Galatasaray 2-0 Vlaznia Shokdrea (Arnavutluk) Galatasaray 2-1 Pfc Levski Sofia (Bulgaristan) Galatasaray 1-0 AC.Lazio (İtalya) Galatasaray 0-0 Nantes (Fransa) Galatasaray 2-0 PSV.Eindhoven (Hollanda) Galatasaray 1-1 AC.Roma (İtalya) Galatasaray 1-1 Liverpool (İngiltere) 163) EN çok maç yapan futbolcu HAKAN ŞÜKÜR: 54 maç 4697 dakika 164) Avrupa kupalarında en çok gol atan futbolcu Hakan Şükür 34 gol 165) Avrupa'da EN çok forma giyen futbolcuya sahip takım Bülent KORKMAZ (101 maç) (Real Sociedad D) 166) Avrupa Kupaları'ndaki Goller 1. Gol : Metin Oktay - 27.8.1956 (Galatasaray-Dinamo Bükreş:1-3) 100. Gol : Uğur Köken - 1.10.1969 (Galatasaray-Watford:2-3) 200. Gol : Mirsad Seydiç - 20.10.1982 (Galatasaray-Avusturya Viyana:2-4) 300. Gol : Uğur Tütüneker - 4.11.1992 (Galatasaray-Eintract Frankurt:1-0) 500. Gol : Tugay Kerimoğlu - 5.11.1997 (Galatasaray-Sparta Prag:2-0) 167) 2000 yılı Dünya Futbol Klasmanı Birinciliği 1.Galatasaray 311.5 2.Real Madrid 301 3.Boca Juniors 168) Devlet üstün hizmet madalyası kazanan İLK takım 169) İlk ve tek: 4 kere üstüste şampiyonluk gören takım (96-97,97-98,98-99,99-00) 170) İlk 3 kere üstüste şampiyonluk gören takım (70-71,71-72,72-73 ) 171) İlk 2 kere üstüste şampiyonluk gören takım (61-62,62-63 ) 172) En çok 2 kere üstüste şampiyonluk gören takım 3 kere (61-62,62-63 )(86-87,87-88 )(92-93,93-94) 173) Türkiye Ligi Gol Rekoru (105 Gol) (1962-63 ) 174) Ligin en farklı deplasman galibiyeti A.Gücü 0-8 Galatasaray (1992-93 ) Hacettepe 1-9 Beşiktaş (1959-60) 175) Ligde deplasmanda en uzun süre yenilmeyen takım (40 maç) (2.5 yıl - 3 sezon) 1997-98 19.hafta : Bursaspor 3-2 Galatasaray 1999-00 33.hafta : Altay 1-0 Galatasaray 176) Lig tarihinin nağmağlup İLK TAKIMI (1985-86, 36 maç 0 mağlubiyet) 177) En büyük puan farkı: 1987/88 sezonunda Beşiktaş'ın 12 puan önünde şampiyon olan Galatasaray 178) 1 ve 2. Lig takımlarının tarihlerindeki en farklı yenilgilerini aldıkları takımlar (9 takım) (Galatasaray 8-0 Ankaragücü) (Galatasaray 8-1 Altay) (Galatasaray 7-0 Erzurumspor) (Galatasaray 6-0 Bursa) (Galatasaray 6-0 Gençlerbirliği) (Galatasaray 6-0 İstanbulspor) (Galatasaray 6-0 Malatyaspor) (Galatasaray 5-0 Fenerbahçe) (Galatasaray 5-0 Yimpaş Yozgat) Beşiktaş (6 takım) 179) En çok kupa kazanan Başkan: Faruk SÜREN 13 kupa 1 UEFA Kupası - 1 Süper Kupa 4 Türkiye Şampiyonluğu - 2 Türkiye Kupası 2 Cumhurbaşkanlığı Kupası 3 TSYD Kupası 180) Resmi Kupa finallerinin en farklı sonucu Galatasaray 8-1 Altay Başbakanlık Kupası 181) Bir Resmi Kupa finalinde en çok gol atan futbolcu Erdal KESER 5 gol (Galatasaray 8-1 Altay - Başbakanlık Kupası) 182) Lig tarihinde en çok şampiyonluk gören teknik adam Fatih TERİM (4) (96-97,97-98,98-99,99-00) 183) Lig tarihinde 4 sene üstüste şampiyonluk gören teknik adam Fatih TERİM (96-97,97-98,98-99,99-00) 184) Lig tarihinde şampiyonluk gören ilk Türk teknik adam Gündüz KILIÇ (1961-62) 185) Lig tarihinde Türk Antrenörlerle en çok şampiyonluk yaşayan takım (6 şampiyonluk) (Gündüz KILIÇ 2, Fatih TERİM 4) 186) Lig tarihinde en çok şampiyonluk yaşayan YABANCI TEKNİK DİREKTÖR Brian BIRCH 3 şampiyonluk 187) Lig tarihinde 10 yılda 7 şampiyonluk gören tek takım Galatasaray (92-93,93-94,96-97,97-98,98-99,99-00,01-02) 188) En çok Lig-Kupa dublesi yapan takım (5 kez) 189) Tanju ÇOLAK (Altın, gümüş, bronz ayakkabı) 190) Hakan ŞÜKÜR (Gümüş, bronz ayakkabı) 191) Hakan ŞÜKÜR (FIFA - 1997 Dünyanın en iyi golcüsü) 192) Türkiye'nin gelmiş geçmiş en iyi yabancı oyuncusu (HAGI) 193) Türkiye'nin gelmiş geçmiş en iyi Türk oyuncusu (Metin OKTAY) 194) Galatasaray-Beşiktaş arasında, ligi ilk iki sırada bitirdikleri sezonlarda, en çok şampiyon olan takım Galatasaray 7-3 Beşiktaş 195) Galatasaray-Fenerbahçe arasında, ligi ilk iki sırada bitirdikleri sezonlarda, en çok şampiyon olan takım Galatasaray 4-3 Fenerbahçe 196) Ligde ilk yarıyı 3. bitirip şampiyon olan TEK takım (2 kez) 197) İlk Futbol Federasyonu başkanı (Yusuf Ziya ÖNİŞ - 1920) 198) 2 kez Dünya Karmasına çağrılan TEK Türk futbolcusu (Hakan ŞÜKÜR) 199) Akdeniz Oyunları Şampiyonluğu kazanan TEK antrenör (Fatih TERİM 1993) 200) Bir İtalyan takımını, İtalya Kupası'nda Final oynatan TEK antrenör (Fatih TERİM - Fiorentina) 201) Futbola profesyonelliği getiren ilk TFF Başkanı (Ulvi Ziya YENAL) 202) Takımlara yabancı oyuncu hakkı tanıyan ilk TFF Başkanı (Ulvi Ziya YENAL) 203) Lig tarihinde en çok şampiyonluk gören futbolcu Bülent KORKMAZ (87-88,92-93,93-94,96-97,97-98,98-99,99-00,01-02) 204) En çok kupa kazanan futbolcu (Bülent Korkmaz - 28) 1 UEFA CUP 1 SuperCUP 8 Türkiye Şampiyonluğu 5 Türkiye Kupası 5 Cumhurbaşkanlığı Kupası 6 TSYD Kupası 2 Başbakanlık Kupası 205) Lig tarihinin en çok gol atan takımı (2449 gol) (2001-02 sezonu sonu durum) 206) Lig tarihinin en çok galip gelen takımı (794 galibiyet) (2001-02 sezonu sonu durum) 207) Lig tarihinin en çok puan toplayan takımı (2306 puan) (2001-02 sezonu sonu durum) 208) Lig tarihinin en çabuk gol atan takımı Vedat İNCEEFE (18.saniye) (Galatasaray 5-0 Göztepe) (2001-02) 209) Üstüste 3 lig maçında toplam atılan en çok gol (20 gol) (1996-97) 10.hafta Galatasaray 6-1 G.Antep 11.hafta Altay 1-8 Galatasaray 12.hafta Galatasaray 6-1 İstanbul 210) Bir lig sezonda en çok 5 ve üstü gol atarak kazanan takım (1962-63 - 9 maç) 211) Ligde en çok bir maçta 5 gol atan futbolcular - Galatasaray (4 kez) Tanju ÇOLAK 2 Metin OKTAY 1 Mario JARDEL 1 Adanaspor (2 kez) (Bora ÖZTÜRK, Cenk İŞLER) 212) Lig tarihinde ilk kez 1000 kadar taraftar, İstanbul'dan Trabzon'a geldi (25.04.1999) Trabzonspor 0-3 Galatasaray 213) Bir transfer döneminde ezeli rakiplerinden en çok futbolcu alan kulüp (1960-61) (Fenerbahçe) Hilmi Atakol, Bülent Varol, Ruhi Karaduman, B.Metin, Mustafa Yürür, Niyazi Tamalan (Beşiktaş) Süreyya Gürkey, Şükrü Gülesin, Ahmet Berman 214) Dünyada en çok tanınan Türk takımı 215) Dünyada ve Türkiye'de en çok taraftarı olan Türk Takımı (180 Milyon) 216) Türkiye’de en çok resmi kupa alan takım (57 kupa) 1 UEFA Kupası 1 Süper Kupa 15 Türkiye Şampiyonluğu 13 Türkiye Kupası 10 Cumhurbaşkanlığı Kupası 12 TSYD Kupası 5 Başbakanlık Kupası 217) Türkiye'nin en büyük 4 kupasının hepsini 10 kereden fazla kazanan TEK takım 15 Türkiye Şampiyonluğu 13 Türkiye Kupası 10 Cumhurbaşkanlığı Kupası 12 TSYD Kupası 218) Türkiye’ye en çok gayri resmi kupa alan takım * 219) Türkiye’ye en çok Kupa kazanan takım * 220) Türkiye Kupası'nı en çok kazanan takım (13) 221) Türkiye Kupası'nda en çok final oynayan takım (19 final) 222) Türkiye Kupası'nı ilk kazanan takım (1962-63) 223) Türkiye Kupası'nı Üstüste 4 kez kazanan tek takım (1962-63,1963-64,1964-65,1965-66) 224) Türkiye Kupasında 5 maçta 5 galibiyet alan en iyi performanslı takım (1999-00) Galatasaray 5-1 Ankara Büyükşehir Belediyesi Galatasaray 2-1 Samsunspor Trabzonspor 1-2 Galatasaray Ankaragücü 0-2 Galatasaray Galatasaray 5-3 Antalyaspor 225) Hem Fenerbahçe'yi hem Beşiktaş'ı yenerek Türkiye Kupası kazanan ilk takım (1965-66) Yarı Final: Fenerbahçe (0-0, 3-1) Final: Beşiktaş (1-0) 226) Hem Fenerbahçe 'yi hem Beşiktaş 'ı, hem Trabzonspor'yi yenerek Türkiye Kupası kazanan ilk takım (1984-85) Çeyrek Final: Fenerbahçe (2-1, 1-0) Yarı Final: Beşiktaş (0-0, 1-0) Final: Trabzonspor (2-1, 0-0) 227) Cumhurbaşkanlığı Kupası'nı en çok kazanan takım (10) 228) Cumhurbaşkanlığı Kupası'nda en çok final oynayan takım (16) 229) Cumhurbaşkanlığı Kupası'nı ilk kazanan takım (1966) 230) Kazandığı Cumhurbaşkanlığı maçlarında Fenerbahçe ve Beşiktaş'dan hiç gol yememiştir. 1965-66 Galatasaray 2-0 Beşiktaş (Turan, Ayhan) 1981-82 Galatasaray 2-0 Beşiktaş (Sejdiç, Hoçiç) 1990-91 Galatasaray 1-0 Beşiktaş (Kosecki) 1992-93 Galatasaray 2-0 Beşiktaş (Mustafa, Hakan Şükür) 1995-96 Galatasaray 3-0 Fenerbahçe (Hakan Şükür 3) 231) Cumhurbaşkanlığı maçlarının en çabuk golü 1992-93 Galatasaray 2-0 Beşiktaş (Mustafa KOCABEY Dk.1) 232) TSYD Kupası'nı ilk kazanan takım (1963) 233) TSYD Kupasında diğer 2 ezeli rakibine atılan en çok gol (10 gol - 1997-98) Beşiktaş 0-6 Galatasaray Galatasaray 4-2 Fenerbahçe 234) Bir sezonda Lig,Türkiye Kupası,Cumhurbaşkanlığı ve TSYD Kupaları'nın hepsini kazanan İLK ve TEK takım (1992-93) 235) Tüm zamanlarda en çok gol atan futbolcu (Metin OKTAY - 608 gol) Türkiye Ligi 203 gol Özel maçlar 249 gol İzmir Ligi 94 gol Türkiye Kupası 25 gol A Milli 19 gol - Genç Milli 5 gol - Ordu Milli 4 gol Şampiyon Kulüpler Kupası 7 gol Kupa galipleri Kupası 2 gol 236) Türkiye 1.Futbol Ligi İlk Gol Kralı (Metin OKTAY 1959) 237) Türkiye Ligindeki İlk YABANCI Gol Kralı (Tarık HOÇİÇ Yugoslavya 1983-84, 30 maç 16 gol) 238) Avrupa'da ilk Altın Ayakkabı (Türk takımları arasında) Tanju ÇOLAK (Galatasaray) 239) Avrupa'da ilk Gümüş Ayakkabı (Türk takımları arasında) Tanju ÇOLAK (Galatasaray) 240) Avrupa'da ilk Bronz Ayakkabı (Türk takımları arasında) Tanju ÇOLAK (Galatasaray) 241) Avrupa'da en çok Gümüş Ayakkabı kazanan takım (Türk takımları arasında) Tanju ÇOLAK, Hakan ŞÜKÜR (Galatasaray) 242) Avrupa'da en çok Bronz Ayakkabı kazanan takım (Türk takımları arasında) Tanju ÇOLAK, Hakan ŞÜKÜR (Galatasaray) 243) İlk ağları yırtan GOL Galatasaray 1-0 Fenerbahçe (Metin OKTAY 1959) 244) En çok Gol Kralı olan futbolcu Metin OKTAY 6 kere (1959,59-60,60-61,62-63,64-65,68-69) 245) Bir sezonda en çok 30 gol barajını yakalayan futbolcular - Galatasaray (3 kez) (Metin OKTAY, Tanju ÇOLAK, Hakan ŞÜKÜR) Beşiktaş (2 kez) (Şenol BİROL, Ali GÜLTİKEN) 246) En çok Gol atan kral Tanju ÇOLAK 39 gol (1987-88 ) 247) 30 golün üstünde en çok Gol Kralı çıkaran takım (5 defa) Tanju ÇOLAK 39 (1987-88 ) Metin OKTAY 38 (1962-63 ) Hakan ŞÜKÜR 38 (1996-97) Metin OKTAY 36 (1960-61) Metin OKTAY 33 (1959-60) 248) Gol Ortalaması en yüksek kral: Metin OKTAY 1.46 (26 maçta 38 gol) (1962-63) 249) Gol Ortalaması 1.17 üstünde Gol Kralı çıkarabilen İLK ve TEK takım Metin OKTAY 1.46 (26 maçta 38 gol) (1962-63) Metin OKTAY 1.28 (28 maçta 36 gol) (1960-61) Hakan ŞÜKÜR 1.18 (32 maçta 38 gol) (1996-97) 250) Tüm Liglerde En çok Gol Kralı olan futbolcu - Metin OKTAY 11 kez (Türkiye rekoru) İzmir Profesyonel Ligi * İstanbul Profesyonel Ligi Metin OKTAY 17 maçta 19 gol (1955-56) Metin OKTAY 16 maçta 17 gol (1956-57) Metin OKTAY 17 maçta 19 gol (1957-58 ) Metin OKTAY 16 maçta 22 gol (1958-59 ) Türkiye 1.Futbol Ligi Metin OKTAY 15 maçta 11 gol (1959 ) Metin OKTAY 35 maçta 33 gol (1959-60) Metin OKTAY 28 maçta 36 gol (1960-61) Metin OKTAY 26 maçta 38 gol (1962-63 ) Metin OKTAY 22 maçta 17 gol (1964-65) Metin OKTAY 26 maçta 17 gol (1968-69 ) 251) En çok GOL KRALI çıkaran takım (13) Metin OKTAY 6 Tarık HOÇİÇ 1 Tanju ÇOLAK 2 Hakan ŞÜKÜR 3 Arif ERDEM 1 252) 3 yıl üstüste GOL KRALI çıkaran ilk takım Metin OKTAY (1959, 1959-60, 1960-61) 253) Takımı ŞAMPİYON, kendisi GOL KRALI jübile yapan tek futbolcu (Türk takımları içinde) Metin OKTAY (1969) Gol Kralı ve Galatasaray şampiyon 254) 100'ler Kulübüne ilk 2 sıraya 2 golcü sokan TEK takım 240 gol Tanju ÇOLAK 217 gol Metin OKTAY 255) İstanbul Profesyonel Liginde en çok Gol Kralı çıkaran takım (5 kez) Ali BERATLI 18 maç 13 gol (1954-55) Metin OKTAY 17 maçta 19 gol (1955-56) Metin OKTAY 16 maçta 17 gol (1956-57) Metin OKTAY 17 maçta 19 gol (1957-58 ) Metin OKTAY 16 maçta 22 gol (1958-59) 256) En çok milli olan futbolcu (İlk Üç Sıra) (Türkiye 5-0 Lincestein - son maç) Hakan ŞÜKÜR 80 (51 maçı Galatasaray forması altında) Tugay KERİMOĞLU 80 (55 maçı Galatasaray forması altında) Bülent KORKMAZ 78 257) Milli takımda en çok gol atan futbolcu 37 gol Hakan ŞÜKÜR (26 Galatasaray, 7 Inter, 2 Torino, 2 Parma) 258) Milli takımda futbolcuları en çok gol atan takım (150 gol) (Türkiye 5-0 Lincestein - son maç) 259) Şimdiye kadar milli takıma en çok futbolcu veren takım (Makedonya 1-2 Türkiye son durum - 12.10.2002 ) Galatasaray 1265 Fenerbahçe 1119 Beşiktaş 753 Trabzonspor 464 260) En uzun süre "En çok milli oyuncu" unvanını elinde bulundurmayı başaran futbolcu Fatih TERİM (51 maç) (11 yıl kırılamadı) (1984 - 6 Eylül 1995) 261) İlk Milli Takım Teknik Direktörü, Ali Sami YEN Türkiye 2-2 Romanya (26.10.1923) (Türkiye Milli Takımının tarihindeki ilk maç) 262) Toplamda en çok milli olan futbolcu Hakan Şükür 129 80 A milli 25 Ümit milli 13 A genc milli 6 B genc milli 5 Olimpik milli Tugay KERİMOĞLU 126 80 A milli 19 umit milli 8 A genc milli 13 B genc milli 6 Olimpik milli 263) Milli takımın ilk 18 maçında oynayan Tek oyuncu (Nihat BEKDİK) 264) 1995 yılı dünyada yenilmeyen TEK Milli takımın antrenörü (Fatih TERİM) 265) Milli Takımda 50 barajını geçen ilk futbolcu (Turgay ŞEREN) 266) En çok Milli takım antrenörlüğü Coşkun ÖZARI 54 kere 267) En çok Milli takım kaptanlığı Turgay ŞEREN (Galatasaray) 35 kere 268) Milli Takımı Avrupa Şampiyonası Finallerine çıkarmayı başaran ilk Antrenör (Fatih TERİM - 1996) 269) Milli Takım Rekoru Mustafa Denizli'nin 1987 yılında hem Galatasaray ve hem Milli Takımı çalıştırdığı dönemde, Sarı Kırmızılı takımın 12 oyuncusu birden aday kadroya çağrılarak bir rekor kırılmıştır. 270) Milli Takım Rekoru 10.10.1962 yılındaki Türkiye 3-0 Etiyopya maçında tam 10 Galatasaraylı oyuncu ilk 11'de oynamıştır. Goller: Metin OKTAY (Dak.4,33 ve 73) Kadro: Turgay ŞEREN Candemir BERKMAN Ahmet BERMAN Suat MAMAT Tarık KUTVER Mustafa YÜRÜR Uğur KÖKEN Metin OKTAY Talat ÖZKARSLI Kadri AYKAÇ (Şenol BİROL - Beşiktaş) 271) Milli maçlarda ortalaması en iyi golcü (Metin OKTAY) 272) EN ÇOK ŞAMPİYON OLAN TAKIM (15 kere) 273) 3.YILDIZ'ı ilk takan takım (2001-02) 274) En çok Yurtdışına Futbolcu veren takım (20 futbolcu) Bülent AKIN - Bolton Wanderers (İngiltere) Hakan ÜNSAL - Blackburn Rovers (İngiltere) Ümit DAVALA - AC. Milan (İtalya), Inter (İtalya) Hakan ŞÜKÜR - Torino (İtalya), Inter (İtalya) Emre BELÖZOĞLU - İnter (İtalya) Okan BURUK - İnter (İtalya) Fatih AKYEL - Real Mallorca (İspanya) Tugay KERİMOĞLU - Glasgow Rangers (İskoçya) Arif ERDEM - Real Sociedad (İspanya) Mehmet GÖNÜLAÇAR - Beveren (Belçika) Volkan KİLİMCİ - Beveren (Belçika) Osman - Beveren (Belçika) Yasin ÖZDENAK - Cosmos (USA) Metin OKTAY - Palermo (İtalya) Bülent ESEL - Spal Turgay ŞEREN-River Plate (Arjantin) Yusuf Ziya ÖNİŞ - Servette (İsviçre) Ulvi Ziya YENAL - Servette (İsviçre) Rasih MİNKARİ - Racing (Fransa) Sabri MAHİR - Olimpic Paris (Fransa) 275) En çok Yurtdışına Antrenör veren takım (2 antrenör) Fatih TERİM (Fiorentina-AC.Milan İtalya) Mustafa DENİZLİ (Aachen-Almanya) 276) Galatasaray-Fenerbahçe Rekabetinde ilk golü atan futbolcu Emin Bülent SERDAROĞLU Galatasaray 2-0 Fenerbahçe (Özel Maç) (17.01.1909) 277) Galatasaray-Fenerbahçe Rekabetinde Türkiye 1.Futbol Liginde en çok gol atan futbolcu Metin OKTAY (9 gol) 278) Galatasaray-Fenerbahçe Rekabetinde En Çok "Bir maçta 4 gol atan" futbolcuya sahip olma (2 futbolcu) Celal İbrahim Galatasaray 7-0 Fenerbahçe (12.02.1911) (İstanbul Futbol Ligi) Metin OKTAY Galatasaray 5-0 Fenerbahçe (18.02.1960) (Türkiye 1.Futbol Ligi) 279) Galatasaray-Fenerbahçe Rekabetinde ilk GALİBİYET alan takım Galatasaray 2-0 Fenerbahçe (Özel Maç) (17.01.1909) 280) Galatasaray-Fenerbahçe Rekabetinde İSTANBUL LİGLERİNDE ilk golü atan takım Galatasaray 3-0 Fenerbahçe (09.01.1910) 281) Galatasaray-Fenerbahçe Rekabetinde İSTANBUL LİGLERİNDE ilk GALİBİYET alan takım Galatasaray 3-0 Fenerbahçe (09.01.1910) 282) Fenerbahçe'yi Türkiye 1.Futbol Liginde ilk yenen takım Galatasaray 1-0 Fenerbahçe (10.06.1959) 283) Galatasaray-Fenerbahçe Rekabetinde ilk GECE MAÇI'nda yenen takım Galatasaray 1-0 Fenerbahçe (07.09.1960) 284) Fenerbahçe'yi Fenerbahçe Stadı'nda yenen ilk takım Galatasaray 2-1 Fenerbahçe (13.05.1931) Fenerbahçe Stadi Açılış Özel Maçı (1-0 mağlup durumdan galibiyet) 285) Fenerbahçe'yi Ali Sami Yen Stadı'nda yenen ilk takım Galatasaray 2-0 Fenerbahçe (13.11.1966) Lig Maçı 286) Galatasaray-Fenerbahçe Rekabetinde Ali Sami Yen Stadı'nda en çok yenen takım (14 galibiyet) 287) Galatasaray-Fenerbahçe Rekabetinde AliSamiYen Stadı'nda en çok gol atan takım (48 gol) 288) Galatasaray-Fenerbahçe Rekabetinde Özel Maçlarda en çok yenen takım (14 galibiyet) 289) Galatasaray-Fenerbahçe Rekabetinde Özel Maçlarda en çok gol atan takım (52 gol) 290) Galatasaray-Fenerbahçe Rekabetinde Türkiye Kupası'nda en çok yenen takım (9 galibiyet) 291) Galatasaray-Fenerbahçe Rekabetinde Türkiye Kupası'nda en çok gol atan takım (30 gol) 292) Galatasaray-Fenerbahçe Rekabetinde Cumhurbaşkanlığı Kupası'nda en çok gol atan takım (5 gol) 293) Galatasaray-Fenerbahçe Rekabetinde Federasyon Kupası'nda en çok yenen takım (2 galibiyet) 294) Galatasaray-Fenerbahçe Rekabetinde Federasyon Kupası'nda en çok gol atan takım (7 gol) 295) Fenerbahçe'yi İnönü Stadı'nda yenen ilk takım Galatasaray 2-1 Fenerbahçe (20.06.194*) Özel Maç 296) Fenerbahçe'yi Ankara 19 Mayıs Stadı'nda yenen ilk takım Galatasaray 2-1 Fenerbahçe (24.01.1960) Özel Maç 297) Fenerbahçe'yi Türkiye Kupasında ilk YENEN takım Galatasaray 2-1 Fenerbahçe (29.06.1963) 298) Fenerbahçe'yi 7-0 yenen ilk takım Galatasaray 7-0 Fenerbahçe (12.02.1911) 299) B TAKIMI Fenerbahçe'yi yenen ilk takım Galatasaray B TAKIMI 5-0 Fenerbahçe (04.12.1911) 300) Galatasaray-Fenerbahçe Rekabetinde İstanbul Ligi En Farklı Galibiyeti Galatasaray 7-0 Fenerbahçe (12.02.1911) (7 fark) 301) Galatasaray-Fenerbahçe Rekabetinde Türkiye 1. Futbol Ligi En Farklı Galibiyeti Galatasaray 5-0 Fenerbahçe (18.12.1960) (5 fark) 302) Galatasaray-Fenerbahçe Rekabetinde Özel Maçların En Farklı Galibiyeti Galatasaray 6-0 Fenerbahçe (04.05.1913) (6 fark) 303) Galatasaray-Fenerbahçe Rekabetinde En Çok 5 ve üstü fark atan takım (7 maç) İst Lig (20.11.1910) Galatasaray 5-0 Fenerbahçe (5 fark) İst Lig (12.02.1911) Galatasaray 7-0 Fenerbahçe (7 fark) İst Lig (1911) Galatasaray B Takımı 5-0 Fenerbahçe (5 fark) Özel Maç (04.05.1913) Galatasaray 6-0 Fenerbahçe (6 fark) Özel Maç (02.10.1914) Galatasaray 6-1 Fenerbahçe (5 fark) İst Kupa (15.03.1942) Galatasaray 5-0 Fenerbahçe (5 fark) T. Lig (18.12.1960) Galatasaray 5-0 Fenerbahçe (5 fark) 304) Galatasaray-Fenerbahçe Rekabetinde En çok üstüste galibiyet serisi (9 maç) Özel Galatasaray 2-0 Fenerbahçe (17.01.1909) Lig Fenerbahçe 0-3 Galatasaray (09.01.1910) Lig Fenerbahçe 0-5 Galatasaray (20.11.1910) Lig Fenerbahçe 0-5 Galatasaray B TAKIMI(1911) Lig Fenerbahçe 0-7 Galatasaray (12.02.1911) Özel Fenerbahçe 0-1 Galatasaray (16.04.1912) Özel Fenerbahçe 0-6 Galatasaray (04.05.1913) Özel Fenerbahçe 0-1 Galatasaray (25.05.1913) Özel Fenerbahçe 0-3 Galatasaray (26.01.1913) 305) Fenerbahçe'ye en çok gol atan futbolcular Metin OKTAY 19 gol Hakan ŞÜKÜR 16 gol 306) Galatasaray-Fenerbahçe Rekabetinde Liglerde üstüste galibiyet serisi: (7 maç) Galatasaray 2-0 Fenerbahçe (07.03.1924) Lig Maçı Galatasaray 3-2 Fenerbahçe (15.08.1924) Lig Maçı Galatasaray 3-0 Fenerbahçe (30.04.1926) Lig Maçı Galatasaray 3-1 Fenerbahçe (14.05.1926) Lig Maçı Galatasaray 5-1 Fenerbahçe (01.04.1927) Lig Maçı Galatasaray 2-0 Fenerbahçe (16.11.192 Lig Maçı Galatasaray 2-1 Fenerbahçe (10.05.1929) Lig Maçı 307) Galatasaray-Fenerbahçe Rekabetinde En uzun süre üstüste gol yememe serisi (Galatasaray - 9 maç) Özel Galatasaray 2-0 Fenerbahçe (17.01.1909) Lig Fenerbahçe 0-3 Galatasaray (09.01.1910) Lig Fenerbahçe 0-5 Galatasaray (20.11.1910) Lig Fenerbahçe 0-5 Galatasaray B TAKIMI (1911) Lig Fenerbahçe 0-7 Galatasaray (12.02.1911) Özel Fenerbahçe 0-1 Galatasaray (16.04.1912) Özel Fenerbahçe 0-6 Galatasaray (04.05.1913) Özel Fenerbahçe 0-1 Galatasaray (25.05.1913) Özel Fenerbahçe 0-3 Galatasaray (26.01.1913) 308) Bir sezonda Fenerbahçe'ye en çok gol atan takım (1910-11 sezonu 12 gol) Galatasaray 5-0 Fenerbahçe Galatasaray 7-0 Fenerbahçe 309) Fenerbahçe'nin ağlarını delen ilk takım Galatasaray 1-0 Fenerbahçe (10.06.1959) 310) Fenerbahçe'yi iki gün içinde 2 kere yenen ilk takım Galatasaray 2-1 Fenerbahçe (29.06.1963) Türkiye Kupası Galatasaray 2-1 Fenerbahçe (30.06.1963) Türkiye Kupası 311) Fenerbahçe'ye üstüste 4 maç 4 gol atan ilk takım Galatasaray 4-1 Fenerbahçe (01.05.1939) 1.Tan Kupası Galatasaray 4-3 Fenerbahçe (21.05.1939) Milli Küme Galatasaray 4-3 Fenerbahçe (04.06.1939) Milli Küme Galatasaray 4-0 Fenerbahçe (24.09.1939) 2.Tan Kupası 312) Fenerbahçe'ye üstüste 3 maç 5 gol ve üstü atan ilk takım Galatasaray 5-0 Fenerbahçe (20.11.1910) İst.Lig. Galatasaray 5-0 Fenerbahçe (1911) İst.Lig. Galatasaray 7-0 Fenerbahçe (12.02.1911) İst.Lig. 313) Galatasaray-Fenerbahçe Rekabetinde En Çok 7-0 yenen takım (1 kere) Galatasaray 7-0 Fenerbahçe (12.02.1911) İst.Lig. 314) Galatasaray-Fenerbahçe Rekabetinde En Çok 6-0 yenen takım (1 kere) Galatasaray 6-0 Fenerbahçe (04.05.1913) Özel maç 315) Galatasaray-Fenerbahçe Rekabetinde En Çok 5-0 yenen takım (3 kere) Galatasaray 5-0 Fenerbahçe (20.11.1910) İst.Lig Galatasaray B TAKIMI 5-0 Fenerbahçe (1911) İst.Lig Galatasaray 5-0 Fenerbahçe (18.12.1960) T. Lig 316) Galatasaray-Fenerbahçe Rekabetinde bir sezonda en çok 6 puan alan takım (4 sezon) 1990-91 (Galatasaray 2-1 Fenerbahçe, Galatasaray 4-1 Fenerbahçe) 1980-81 (Galatasaray 1-0 Fenerbahçe, Galatasaray 1-0 Fenerbahçe) 1975-76 (Galatasaray 3-1 Fenerbahçe, Galatasaray 1-0 Fenerbahçe) 1960-61 (Galatasaray 5-0 Fenerbahçe, Galatasaray 2-1 Fenerbahçe) 317) Galatasaray-Fenerbahçe Rekabetinde En çok oynayan futbolcu Turgay ŞEREN (54 kere) 318) Tek kale oynanan İLK ve TEK maç - Galatasaray 7-0 Fenerbahçe (Sulu kar yağışlı, çamurlu zemin, Galatasaray kalecisi Robenson oynamamış.) 319) Galatasaray-Beşiktaş Rekabetinde en farklı yenen takım Galatasaray 9-2 Beşiktaş - Milli Küme (30.06.1940) 320) Galatasaray-Beşiktaş Rekabetinde En çok üstüste galibiyet serisi (7 maç) 31.07.1925 İstanbul Amatör Ligi Galatasaray 6-2 Beşiktaş 14.01.1927 İstanbul Amatör Ligi Galatasaray 3-1 Beşiktaş 18.11.1927 İstanbul Amatör Ligi Galatasaray 4-1 Beşiktaş 23.04.1928 Özel Maç Galatasaray 3-1 Beşiktaş 10.06.1928 Cumhuriyet Kupasi Galatasaray 5-2 Beşiktaş 21.09.1928 İstanbul Amatör Ligi Galatasaray 4-3 Beşiktaş 19.04.1929 İstanbul Amatör Ligi Galatasaray 2-1 Beşiktaş 321) Galatasaray-Beşiktaş Rekabetinde Üstüste en fazla yenilmeme serisi (17 maç) 30.03.1975 Özel Maç Galatasaray 3-1 Beşiktaş 06.08.1975 TSYD Kupasi Galatasaray 5-1 Beşiktaş 13.08.1975 Özel Maç Galatasaray 2-1 Beşiktaş Sabri Dino'nun Jubile Maci 09.11.1975 Türkiye Profesyonel Ligi Galatasaray 1-0 Beşiktaş 10.03.1976 Federasyon Kupasi Galatasaray 3-1 Beşiktaş 04.04.1976 Türkiye Profesyonel Ligi Galatasaray 1-1 Beşiktaş 24.08.1976 Özel Maç Galatasaray 0-0 Beşiktaş 12.11.1976 Depremzedelere Yardim Galatasaray 3-1 Beşiktaş 23.01.1977 Türkiye Profesyonel Ligi Galatasaray 2-2 Beşiktaş 15.05.1977 Türkiye Profesyonel Ligi Galatasaray 2-0 Beşiktaş 10.08.1977 TSYD Kupasi Galatasaray 4-0 Beşiktaş 18.12.1977 Türkiye Profesyonel Ligi Galatasaray 3-1 Beşiktaş 07.05.1978 Türkiye Profesyonel Ligi Galatasaray 1-1 Beşiktaş 11.08.1978 TSYD Kupasi Galatasaray 1-0 Beşiktaş 19.11.1978 Türkiye Profesyonel Ligi Galatasaray 1-0 Beşiktaş 13.05.1979 Türkiye Profesyonel Ligi Galatasaray 3-1 Beşiktaş 15.08.1979 TSYD Kupasi Galatasaray 2-1 Beşiktaş 322) Galatasaray-Beşiktaş Rekabetinde TSYD Kupası maçlarında en çok galip gelen - 12 maç 323) Galatasaray-Beşiktaş Rekabetinde TSYD Kupasında alınan en farklı skor Galatasaray 6-0 Beşiktaş (1997-98) 324) Galatasaray-Beşiktaş Rekabetinde TSYD Kupasında, Beşiktaş Galatasaray’a bir maçta hiç 3 gol atamamıştır. Galatasaray 5-1 Beşiktaş 1975-76 TSYD Kupası Galatasaray 4-0 Beşiktaş 1977-78 TSYD Kupası Galatasaray 4-2 Beşiktaş 1994-95 TSYD Kupası Galatasaray 6-0 Beşiktaş 1997-98 TSYD Kupası 325) Galatasaray-Beşiktaş Rekabetinde Ligde en çok yenen takım 326) Galatasaray-Beşiktaş Rekabetinde Genel durumda en çok yenen takım 327) Galatasaray-Beşiktaş Rekabetinde Bir maçta en çok gol atan futbolcu Galatasaray 9-2 Beşiktaş (5 gol Gündüz KILIÇ) 328) Galatasaray-Beşiktaş Rekabetinde Galatasaray-Beşiktaş arasında, ligi ilk iki sırada bitirdikleri sezonlarda, en çok şampiyon olan takım Galatasaray 6-2 Beşiktaş 329) Galatasaray-Trabzonspor Rekabetinde İlk golu atan takım - Engin Galatasaray 1-0 Trabzonspor 29.12.1974 330) Galatasaray-Trabzonspor Rekabetinde ilk galibiyet alan takım Galatasaray 1-0 Trabzonspor 29.12.1974 331) Galatasaray-Trabzonspor Rekabetinde Ligde ilk golu atan takım Engin Galatasaray 1-0 Trabzonspor 29.12.1974 332) Galatasaray-Trabzonspor Rekabetinde Ligde ilk galibiyet alan takım Galatasaray 1-0 Trabzonspor 29.12.1974 333) Galatasaray-Trabzonspor Rekabetinde Özel maçlarda ilk golü atan takım Galatasaray 2-0 Trabzonspor 19.01.1975 334) Galatasaray-Trabzonspor Rekabetinde Özel maçlarda ilk galibiyet alan takım Galatasaray 2-0 Trabzonspor 19.01.1975 335) Galatasaray-Trabzonspor Rekabetinde Kupa maçlarında en çok eleyen takım Galatasaray 7-3 Trabzonspor 336) Galatasaray-Trabzonspor Rekabetinde Kupa finallerinde en çok eleyen takım Galatasaray 2-1 Trabzonspor 337) Galatasaray-Trabzonspor Rekabetinde Ali Sami Yen'de en çok yenen takım 338) Trabzonspor'a karşı 19 sezon İstanbul'da yenilmemiş 07.09.1975 Galatasaray 1-2 Trabzonspor 20.03.1994 Galatasaray 0-2 Trabzonspor 339) Galatasaray, Avrupa'da futbol birliğinin, yönetim kurulunda... Galatasaray, 102 Avrupa kulübünün oluşturduğu birliğin, 11 üyeli yönetim kuruluna girmeyi başardı. Sarı-kırmızılı kulüp, Avrupa kulüplerinin UEFA gözetiminde oluşturduğu 102 üyeli birliğinin yönetim kurulu üyeliğine getirilirken, diğer yönetim kurulu üyeliklerine ise, Real Madrid CF (İspanya), SS Lazio (İtalya), Manchester United (İngiltere), FC Bayern Münih (Almanya), Olympique Lyon (Fransa), FC Porto (Portekiz), Dinamo Kiev (Ukrayna), Glasgow Rangers (İskoçya), Grasshopers Zürih (İsviçre) ve Bulgaristan'dan bir takımın seçildiği öğrenildi. 340) Dünya Kupalarında atılan en erken gol (Eski Galatasaraylı Futbolcumuzdan) Hakan ŞÜKÜR 9.saniye Türkiye 3-2 Güney Kore (29.06.2002) (2002 Dünya Kupası Üçüncülük Maçı) 341) Dünya Kupası Altın Karması'na giren ilk futbolcu Hasan ŞAŞ (Galatasaray) (2002 Japonya-Kore) 342) Dünya Kupası'nın en iyi 6. futbolcusu Hasan ŞAŞ (Galatasaray) (2002 Japonya-Kore) 343) Türkiye Futbol Federasyonu'nun, Olimpiyat Stadı'nın açılış maçına layık gördüğü takım Galatasaray 2-0 Olimpiyakos (31.07.2002) 344) Olimpiyat Stadı'na Bayrağı çekilen İLK Türk Takımı Galatasaray 2-0 Olimpiyakos (31.07.2002) 345) Galatasaray Olimpiyat stadında oynayacağı Olimpiyakos maçı için 55,000 biletin müsabaka günü öncesinde satılmasıyla Türk Futbol tarihine geçti. Galatasaray - Olimpiyakos maçı için satışa çıkartılan kapalı ve numaralı tribün biletlerinin tamamı kısa zamanda tükenirken, bu istatistik Türk Futbol tarihininde bir rekor oldu. Şu ana kadar hiç bir takımın maç günü öncesinde bu sayıda bilet satmaması taraflı ve tarafsız herkesi şok etti. Galatasaray 2-0 Olimpiyakos (31.07.2002) 346) Türkiye Futbol Tarihinde oynanan en çok seyircili maç - 79.000 kişi Galatasaray 2-0 Olimpiyakos (31.07.2002) 347) İnternet'te adı en çok geçen ve en çok internet sitesi olan takım (Türk takımları arasında) Galatasaray www.yahoo.com (http://www.yahoo.com/) araması - 209,000 site 348) Dünya Seçkin Teknik Direktörler toplantısına ilk çağırılan teknik direktör Fatih TERİM (Galatasaray) (3-4 Eylül 2002) 349) Dünya "Yılın Spor Fotoğrafı" Birincisi - Spor Haberleri fotoğrafı birinciliği (Yer: Lausanne - 15.03.2002 - 1500 başvuru) Quest Gazetesi - Fransa Fotoğrafçı Dubray FRANCK (Nantes-Galatasaray CL maçından bir enstantane) Yarışmayı hazırlayanlar: Dünya Gazeteciler Birliği (WAN) Uluslararası Spor Yazarları Birliği (AIPS) Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC) 347) Dünyada ilk defa bir pop starın bir stat konserinde sahneye bir takımın formasıyla çıkması Galatasaray Forması (Türk takımları içinde) Manu CHAO (Danimarka Roskill Rock Festivali) 350) Tesis bakımından Türkiye'nin en zengin kulübü Beyoğlu Hasnun Galip sokaktaki yönetim kurulu binası Kuruçeşme Galatasaray adası Riva Kalamış yüzme tesisleri Florya Metin Oktay Tesisleri 2046 yılına kadar Ali Sami Yen'in sahibi Stadın yanındaki TEKEL Likör Fabrikası arazisi 351) UEFA Başkanı Leonard JOHANSSON'un tuttuğu takımdır. 352) 94-95 Şampiyonlar Ligi’nde forma reklamı almak için UEFA'ya başvurdu. O yıldan beri Şampiyonlar Ligi’nde tüm takımlar forma reklamı alıyorlar. 353) Milli futbolcuları ikinci kez üstün hizmet madalyası alan ilk takım 354) Avrupa Kupaları şampiyonlukları için DVD-ROM çıkaran ilk takım 355) İtalya'da en çok gol atan futbolcu (Hakan ŞÜKÜR) 356) En çok futbol turnesine çıkan takım 1930 Romanya Almanya Avusturya 1935 Romanya Macaristan Yugoslavya 1950 İngiltere 1953 İsrail 1954 Yunanistan 1957 Rusya 1960 Rusya Belçika Almanya İsviçre 1976 İngiltere 357) Almanya'nın köklü kulüplerinden Werder Bremen'in tarihinde ilk dış temas yaptığı kulüp 1921 358) En anlamlı maç: 02 Eylül 1999'da Selanik Tumba Stadında PAOK ile yaptığı maçtır. 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi dolayısıyla depremzedeler yararına yapılan ve Türk-Yunan yakınlaşmasını simgeleyen ilk dostluk maçıdır. Milli takımlarında yer alan Ümit, Tugay, Hakan Ünsal, Hakan Şükür, Arif, Okan, Emre, Burak, Mehmet, Emrah, Hagi, Popescu ve Fatih maçta yer almamıştır. Fakat Suat ve Marcio'nun golleriyle 2-0 kazanmıştır. 359) 2000 yılında Bayer Munich'in 100. yıl turnuvasına çağrılan 3 süper takımdan biri 360) Bir Fuara katılan ilk takım (16-20 Ekim 2002) İstanbul / Feshane 2.Uluslararası Radyo Televizyon ve İletişim Fuarı 361) İçeriği en çok Resmi Dergi çıkaran kulüp Galatasaray - 5.sayı 156 sayfa 362) Avrupa Rekoru Egale - Evinde üstüste En çok maç kazanma (24 maç)
Emre Mutlu
04-09-2006, 01:35 PM
bu yararlı bilgiler için teşekkir ederim. ee tarih herşeyi anlatıyor bunların üzerine kimsse birşey deme lüksüne sabit değldir. Kimse tesadüf kelimesini kullanamaz. Bizim tarihimiz gibi kimin tarihi var. vede bizim gibi takımının başarılarının başkalarının başaramayacağı gibi göğsünü gere gere anlatacak tarafatar topluluğu varmı. her zaman ilklerin takımı olduk bundan sonrada öyle olacaktır.
Oğuz Serdar
04-09-2006, 01:41 PM
bu yararlı bilgiler için teşekkir ederim. ee tarih herşeyi anlatıyor bunların üzerine kimsse birşey deme lüksüne sabit değldir. Kimse tesadüf kelimesini kullanamaz. Bizim tarihimiz gibi kimin tarihi var. vede bizim gibi takımının başarılarının başkalarının başaramayacağı gibi göğsünü gere gere anlatacak tarafatar topluluğu varmı. her zaman ilklerin takımı olduk bundan sonrada öyle olacaktır.imza..
Hamza Süren
04-10-2006, 01:13 AM
Gerçekleri Tarih Yazar Tarihide GALATASARAY...paylaşım için teşekkürler...
Oğuz Serdar
04-10-2006, 01:22 AM
Gerçekleri Tarih Yazar Tarihide GALATASARAY...paylaşım için teşekkürler...Çabamızın, aşkımızın adı Galatasaray..İlginiz için teşekkürler ;) :1anim-jjd:
Ali Haydar Karslı
04-10-2006, 07:11 AM
paylasımın için saol
dinyeper
04-20-2006, 09:40 AM
[QUOTE=Oguz Serdar]25) Şampiyon Kulüpler Kupası'na ilk katılan takım (1956-57) 26) Şampiyon Kulüpler Kupası'na üç sene üstüste katılan ilk takım (1971-72,1972-73,1973-74) 27) Şampiyon Kulüpler Kupası'nda ilk golü atan takım Galatasaray 1-3 Dinamo Bükreş (1956-57) Metin OKTAY (Dk.77) 28) Şampiyon Kulüpler Kupası'nda ilk galibiyet alan takım Galatasaray 2-1 Dinamo Bükreş (1956-57) 29) Şampiyon Kulüpler Kupası'nda ilk 3.tur oynayan takım (1962-63) 1.tur Dinamo Bükreş (Romanya) 2.tur Pionia Bytom (Polonya) 3.tur Milan (İtalya) 30) Şampiyon Kulüpler Kupası'nda ilk YARI FİNAL oynayan takım (1988-89) 1.tur Rapid Wien (Avusturya) 2.tur Neuchatel Xamax (İsviçre) 3.tur AC.Monaco (Fransa) YARI FİNAL Steaue Bükreş (Romanya)
Emre Mutlu
04-09-2006, 01:35 PM
bu yararlı bilgiler için teşekkir ederim. ee tarih herşeyi anlatıyor bunların üzerine kimsse birşey deme lüksüne sabit değldir. Kimse tesadüf kelimesini kullanamaz. Bizim tarihimiz gibi kimin tarihi var. vede bizim gibi takımının başarılarının başkalarının başaramayacağı gibi göğsünü gere gere anlatacak tarafatar topluluğu varmı. her zaman ilklerin takımı olduk bundan sonrada öyle olacaktır.
Oğuz Serdar
04-09-2006, 01:41 PM
bu yararlı bilgiler için teşekkir ederim. ee tarih herşeyi anlatıyor bunların üzerine kimsse birşey deme lüksüne sabit değldir. Kimse tesadüf kelimesini kullanamaz. Bizim tarihimiz gibi kimin tarihi var. vede bizim gibi takımının başarılarının başkalarının başaramayacağı gibi göğsünü gere gere anlatacak tarafatar topluluğu varmı. her zaman ilklerin takımı olduk bundan sonrada öyle olacaktır.imza..
Hamza Süren
04-10-2006, 01:13 AM
Gerçekleri Tarih Yazar Tarihide GALATASARAY...paylaşım için teşekkürler...
Oğuz Serdar
04-10-2006, 01:22 AM
Gerçekleri Tarih Yazar Tarihide GALATASARAY...paylaşım için teşekkürler...Çabamızın, aşkımızın adı Galatasaray..İlginiz için teşekkürler ;) :1anim-jjd:
Ali Haydar Karslı
04-10-2006, 07:11 AM
paylasımın için saol
dinyeper
04-20-2006, 09:40 AM
[QUOTE=Oguz Serdar]25) Şampiyon Kulüpler Kupası'na ilk katılan takım (1956-57) 26) Şampiyon Kulüpler Kupası'na üç sene üstüste katılan ilk takım (1971-72,1972-73,1973-74) 27) Şampiyon Kulüpler Kupası'nda ilk golü atan takım Galatasaray 1-3 Dinamo Bükreş (1956-57) Metin OKTAY (Dk.77) 28) Şampiyon Kulüpler Kupası'nda ilk galibiyet alan takım Galatasaray 2-1 Dinamo Bükreş (1956-57) 29) Şampiyon Kulüpler Kupası'nda ilk 3.tur oynayan takım (1962-63) 1.tur Dinamo Bükreş (Romanya) 2.tur Pionia Bytom (Polonya) 3.tur Milan (İtalya) 30) Şampiyon Kulüpler Kupası'nda ilk YARI FİNAL oynayan takım (1988-89) 1.tur Rapid Wien (Avusturya) 2.tur Neuchatel Xamax (İsviçre) 3.tur AC.Monaco (Fransa) YARI FİNAL Steaue Bükreş (Romanya)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)